Nazlı Süner

Nazlı Süner
@Naz_ende
Kırıldığınız yere dua sürün. Mus'ab hiçbir mükafat almadan gitti... linkedin.com/in/nazlı-süner

Nazlı Süner

, bir kitap okudu
10/10
·400 syf.·
Beğendi
·
82 günde okudu
·
2020 215. kitabı
Robert T. Kiyosaki
8.5/10 · 9,2bin okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Düğün Masraflarının Bahanesi Esselâmu Aleyküm ve Rahmetüllâhu ve Berekâtuhu. Evlenmeyi çok zor ve uzun bir süreç haline getiren, zengin-fakir herkesin şikayet ettiği düğün-evlilik prosedürleri yazılı kanunlardan daha çok yaptırım gücüne sahip. Düğünlerimizde, herkesin oturup ”biz ne yapıyoruz ve neden yapıyoruz” diye düşünmesi gereken masraflarımız, israflarımız var. Bu sorguyu kolaylaştırmak için biz 10 madde belirledik. Siz de neyi, neden yaptığımızı ya da gözden kaçırdığımız ma(i)sraflarımızı yorumlarda belirtebilirsiniz. 1. Yarın Evlenince Başıma Kakarlar. Bir de şunlar var: “Millet ‘dul gibi evlendirdi. Bir kusuru mu vardı böylece evlendiriverdiler?’ der”. Başlık parası verilmesini eleştiren, “Kadını para ile alınan bir malzemeye denk tutmamalısınız.” diyen büyük bir kitle var elhamdülillah. Gelin görün ki başlık parasını, gereksiz bir masrafı, mecburi kılan ve bu masraf yapılmazsa da gelinin değersiz görüldüğü, “ucuza geldi” denilerek bakıldığı bir anlayış da mevcut. Hâla kadının değerini düğünde yapılan masraf belirliyor! İşin kötüsü çoğu zaman gelinler-damatlar da bu fikri besliyor, suluyor, büyütüyor. 2. Aile Baskısı “Yarın içinde kalır pişman olursun” diyerek yapılan masraflar ve düşürülen seviye yüzünden iç-miç kalmıyor. İnsanların, lüzumsuz bir kaosa mecbur bırakılması ile hiçbir şeyin anlaşılmadığı ‘geldi-geçti’ diye tarif edilen anlar kalıyor geriye. İnsanlar o ‘an’ı yaşayamadıkları için sonradan fotoğraflarına bakıp “Aaa burada bu varmış bak böyle çıkmışız” diyerek teselli bulmaya çalışıyorlar. Gelin görün ki iki taraf da biliyor o pozlar hep ‘mış gibi çek’ türünden… 3. Her Gencin Hayali Gelinlik-Damatlık Giymek! Neden, niye, ne alaka? Herkesin hayali nasıl aynı olabilir? Birinin içinde kalmış, çok istemiş ya da biri çok sevmiş diye herkes aynı
Din
Bir Müslümanın Evinde Olması Gerekenler 1- Kıble tayinin doğru yapılması, tahminlere dayanarak ibadet edilmemesi gerekir. Yeni bir eve taşınılacak olduğunda yapılması gereken ilk şey kıble tayinidir. Namaz kıldığını bildiğimiz komşulara sormalı, câminin yerini tahmini olarak düşünmeli ve en son teyit etmek için pusula veya kıbleyi gösteren mobil uygulamalardan yararlanmalıyız. 2- Tuvalet ve yataklar kıbleye doğru olmamalıdır. Yeni inşaatlarda kimi zaman dikkat edilmeyen bir husus tuvaletlerin kıble yönüne doğru yapılabilmesidir. Bir ev alırken muhakkak bu durumu sorgulamalı ve ona göre karar almalıyız. Aynı şekilde yatakların yönünün kıbleye doğru olmaması, uyurken ayakların kıbleye uzatılmaması açısından edebe uygun olandır. 3- Erkek ve kız çocuklarının odası 7 yaşlarından itibaren ayrılmalıdır. Öncelikle bir Müslümanın evinin gücü nispetinde de olsa yeterli büyüklükte olması gerekir. Eğer eldeki imkânlar çocuklara ayrı oda vermek için yeterli değilse ve aynı evde hem oturma odası hem salon bulunuyor ise oturma odası hem erkek çocukların yatacağı hem de bir misafir gelince haremlik-selamlık oturmaya uygun olacak şekilde düzenlenmelidir. 4- Haremlik selâmlık oturulmalıdır. Osmanlı’dan günümüze kalan ve bazı ailelerin hâlen devam ettirdiği güzel bir haslet haremlik-selâmlık oturmaktır. Evdeki herhangi bir insana namahrem birinin bulunduğu bir misafir gelince hanımların ve erkeklerin ayrı oturmaları hem sohbetleri hem de giysileri ve hareketleri ile rahat olmaları açısından uygun olandır. 5- Mümkünse abdest için ayrı bir yer olmalıdır. Eğer bir evi satın almadan bir düzenleme yapma imkânımız var ise tuvaletin bulunmadığı bir yerde abdest alınacak bir yer yapılması çok iyi olur. Ne yazık ki hassasiyetlerimizi kaybetmeye yüz tuttuğumuz şu devirde böyle bir imkân
Din
_Mücahide Hanımın Evine Notlar_ Kadın, mücahidelik düzeyinde mü’min bir hayat yaşadığında, cennete köprü olacak bir ev kurmuş olacaktır. Fiilen öyle bir ev sahibi olmasa bile, niyeti ve gayreti ile kazanacaktır. Kadının bu düzeyde olması, kendi başına bir okul olması demektir. Anaokuluna gerek kalmadan, anaların okullaştığı bir hayat yaşayacaktır mü’minler. Ahlak üzerindeki erimelerimiz büyük oranda azalacaktır. Allah’ın dinini ayakta tutmak ve aktif hale getirmek için her evi bir İslam devleti durumuna getirmiş olacağız. Kadınların mücahideleşmesi yani, neden ve nerede olduklarını biliyor olmaları İslam devletimizin tuğlaları durumunda olacak evlere sahip olmamız demektir. 1. Ayet ve hadis eksenli nasihatlerin kullanıldığı ortamlarda, mü'min insanların 'ama' ile başlayan itirazlarını dikkate almak gerekiyor. Ayet-hadis dinleyecek durumda olmayana ayet-hadis izah edilmesi, kaş yaparken göz çıkarma sonucu getirebilir. Aileyi kurtaracağız derken imanı kaybetmek tam anlamıyla afettir. Mesela hanımların, tartışmalar ve ikna ortamları uzadıkça önlerine konan her şeyi yok sayan bir tutuma girmesine neden olmamalıdır. Bayanların erkeklere göre daha daraltılmış bir alanda tutulduklarını, ayet-hadislerin onları erkeklere göre daha fazla sınırlandırdığını düşünmeye sebep olmamasına dikkat edilmelidir. Kadının mücahide olmasının temel esasları olarak bunu kaydedebiliriz. 2. Sabır, çaresizlik içinde beklemek değildir. Asıl sabır, yapabileceğini Allah rızası için yapmamaktır. Kızabilecekken kızmamak, dövebilecekken dövmemektir. Hakkını arayabilecekken belli bir noktaya kadar hakkını aramamaktır, feragat edebilmek sabırdır. Sabrı, ailede başarının ana şartı olarak kabul etmedikçe hayatın yükü çekilmezdir. Hayatı Allah için yaşadığını düşünen ve kadınlığından, anneliğinden ecir
Din
Çocuğunu Zinadan Korumak İsteyen Ebeveyne Tavsiye Evlilik En Etken Maddedir Zinanın önlenmesinde en etken maddenin evlilik olduğu gayet tabii yollarla bilinebilir. Zira insanı zinaya iten sebeplerin bünyeden atılmasının yegâne yolu evlilikten geçer. Evlilik dışındaki tedbirlerin tamamı geçicidir. 1- Evlilikte yaş ve iş gibi şartlar aranmamalıdır. askerlik Erkek için de kadın için de bünyenin ihtiyaç göstermesi yeterli neden olarak görülmeli ve zamanında evlilik sağlanmalıdır. Evlilikteki gecikme iffetin aleyhine, zinanın lehine olacaktır. Muasır hayatımızda yaygınlaşan tahsil yapmak, askerliği bitirmek, iş bulmak veya ev sahibi olmak gibi nedenlerden sonra evlenme talebinde bulunabilme şartı kesinlikle batıldır, asla fıtri değildir. Bu bir yokuşa sürmedir. Evlilik yokuşa sürüldükçe zina yaygınlaşacak, ayıp olmaktan bile çıkabilecektir ki bu bir kıyamet alametidir. Evlilik şu veya bu yaşta değil gerektiğinde olmalıdır.Anne-babaların, çocuklarının bu istekleri önünde birtakım örfi gerekçelerle engel oluşturmaları da sakıncalıdır. Günaha neden olmaktır. Çocuklarımız harama bulaşmadan evlilik yapmalıdırlar. Bugün evlilik, bütün zamanlardan daha acil bir duruma gelmiştir. 2- Evliliği sadeleştirmek zorundayız. camide düğün Zinanın maliyetinin evlilikten ucuz olması ya da zinaya meyledenlerin durumu böyle zannetmeleri basite alınabilecek bir hata değildir. İnsanların iman ve iffetlerinin mobilyadan değerli olduğuna iman etmedikçe samimiyetimizi iddia edemeyiz. Gerekiyorsa düğün bile yapmadan, sade bir ev eşyası ile nikâhlanıp eve girmeye razı olmadıkça iddialarımızla işlerimizi yan yana tutamayız. 3- Evliliklerin sarsılmamasını sağlayacak tedbirler alınmalıdır. ev Evlerimizin en az Kudüs davası kadar önemli bir dava merkezi olduğunu inkâr edemeyiz. Evlerimiz ve
Din