Daniel Keyes’in bu unutulmaz romanı, zihinsel engelli Charlie Gordon’un deneysel bir ameliyat sonrası hızla gelişen zekâsıyla yaşadığı değişimi onun tuttuğu günlüklerle anlatıyor.
Başta basit ve hatalı cümlelerle başlayan anlatım, zamanla derinleşiyor; dil gelişiyor, düşünceler karmaşıklaşıyor. Ama artan zekâ beraberinde mutluluk değil, yabancılaşma ve yalnızlık getiriyor.
Charlie’nin Algernon adlı fareyle kurduğu bağ, hikâyeye dokunaklı bir boyut katıyor.
Zekânın, sevginin ve insan olmanın anlamını sorgulatan, bilimsel ilerlemenin etik sınırlarını da düşündüren bir eser.
Algernona Çiçekler, bitirdiğinizde yüreğinizde ağır ama değerli bir iz bırakıyor.
“Lütfen Algernon’a çiçek bırakın.”