Nazan

Nazan
@Nazanckr
Umudun tükenirse gökyüzüne bak, Karanlığın ardından güneş doğacak. Şarkılar söyleyecek o gün çocuklar, Yarınlar bugünden güzel olacak.
Hemşire
126 kütüphaneci puanı
607 okur puanı
Ocak 2023 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
Kağıttan Son Turna Kuşu
Puan vermedi·288 syf.··
2026 51. kitabı
·
10 saatte okudu
·
Okunma: 02 Haziran 2026 07:38
Kağıttan Son Turna Kuşu , benim için sadece bir roman değil, aynı zamanda umut, kayıp ve insanın geçmişiyle yüzleşme cesareti üzerine etkileyici bir yolculuktu. Günümüz Japonya’sından, nükleer bombanın Hiroşima’yı yerle bir ettiği güne uzanan bu hikâye, daha ilk sayfalardan itibaren beni içine çekti. Mizuki’nin, büyükannesinin ölümünden sonra içine kapanan ve yıllardır taşıdığı pişmanlıkların altında ezilen büyükbabası Ichiro’nun geçmişini öğrenmeye çalışmasıyla başlayan hikâye, bizi 1945 yılının o karanlık gününe götürüyor. Ergenlik çağındaki Ichiro ve arkadaşı Hiro’nun, bombanın ardından harabeye dönen şehirde Hiro’nun küçük kız kardeşi Keiko’yu bulma çabaları hem yürek burkucu hem de son derece sürükleyiciydi. Özellikle savaşın ve nükleer felaketin insanlar üzerinde bıraktığı izlerin yıllar sonra bile silinmediğini görmek beni derinden etkiledi. Kitap yalnızca Hiroşima’nın yaşadığı acıları anlatmıyor; aynı zamanda dostluğu, fedakârlığı, verilen sözlerin ağırlığını ve en karanlık zamanlarda bile yeşeren umudu da anlatıyor. Son sayfayı kapattığımda içimde hem büyük bir hüzün hem de umut vardı. Duygusal yönü güçlü, düşündüren ve uzun süre akılda kalan bir roman okuduğumu hissettim. Özellikle tarihî olayları insan hikâyeleri üzerinden okumayı sevenlere gönülden tavsiye ederim.
Kağıttan Son Turna KuşuKerry Drewery · Genç Timaş Yayınları · 20252,723 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
“Mustafa Kemal İlelebet Payidardır.”
9/10
·520 syf.··
2026 32. kitabı
·
16 saatte okudu
·
Okunma: 07 Mayıs 2026 15:14
Öncelikle şunu söylemek istiyorum: Bu kitap herkes tarafından mutlaka okunmalı. Çünkü bu kitap sadece Mustafa Kemal Atatürk’ü anlatmıyor; bize yıllardır eksik anlatılan, yanlış öğretilen, bazen de özellikle görmezden gelinen bir liderin gerçek yüzünü gösteriyor. Kitap ilk başta Mustafa Kemal’in çocukluğu, ailesi ve hayatına dair temel bilgilerle başlıyor ama ilerledikçe öyle detaylar çıkıyor ki insan hayret ediyor. Ben Mustafa Kemal’in çocukken karga kovaladığını biliyordum ama dünyanın farklı yerlerinden bilim insanları getirttiğini, sanata ve bilime verdiği önemi bu kadar derin bilmiyordum. Sayfalar ilerledikçe yalnızca bir komutan değil; düşünen, üreten, geleceği yıllar öncesinden görebilen bir liderle karşılaşıyorsunuz. Kitabı okurken savaşın çetin şartlarını iliklerinize kadar hissediyorsunuz. O dönemin yokluğunu, çaresizliğini, halkın içinde bulunduğu karanlığı ve en önemlisi cehaletin nasıl büyük bir düşman olduğunu görüyorsunuz. Ben bu kitapta şunu anladım: Cahillikle savaşmak, cephede savaşmaktan bile daha zor. Çünkü düşman bazen sınırın ötesinde değil, insanların zihinlerinde oluyor. Ve Mustafa Kemal, yalnızca bir ülkeyi kurtarmadı; düşünce yapısını değiştirmeye çalıştı. İşte onu asıl büyük yapan da buydu. Kitabın beni en çok etkileyen yanlarından biri ise Atatürk’ün dine bakış açısının anlatıldığı bölümlerdi. Özellikle dini yanlış anlatılar yüzünden Atatürk’e mesafeli duran insanların bu kitabı mutlaka okuması gerektiğini düşünüyorum. Çünkü burada dine düşman bir adam değil; dini çıkar için kullananlara karşı duran, insanların inancını özgürce yaşayabilmesini isteyen bir lider görüyorsunuz. Dünya’nın hayran olduğu bir lideri bize yıllarca ne kadar eksik anlatmışlar diye düşünmeden edemiyor insan. O yüzden özellikle Atatürk’ü sevmeyenlere bir soru sormak
1000Kitap
Mustafa KemalYılmaz Özdil · Kırmızı Kedi Yayınevi · 201815,7bin okunma
Profesör Do’nun Göz Kliniği
Puan vermedi·192 syf.··
2026 11. kitabı
·
22 saatte okudu
·
Okunma: 08 Şubat 2026 18:30
Bir Kutu Kitap’ın Şubat ayı kutusu sayesinde tanıştığım bir kitap oldu. Yazım dilinin sadeliği, yer yer konusunun ve olayların okuyucuyu içine çekişi kitabı akıcı kılıyor. Bir oturuşta okunabilecek bir kitap oldu benim için. Kitap, fantastik ve metaforik anlatımı güçlü bir roman. Yüzeyel bakışta bir göz kliniği etrafında şekillenen fantastik bir dünya içinde şekillenen olaylar dizisi görünse de aslında “görmek” kavramı üzerinden insanın bastırdığı anılarla, suçluluk duygusuyla ve geçmişle hesaplaşması anlatılıyor. Romanın merkezinde fiziksel körlükten çok zihinsel ve vicdani körlük var. Yazar, göz kliniğini yalnızca bir tedavi mekânı olarak değil; karakterlerin görmek istemedikleri gerçeklerle yüzleşmek zorunda kaldıkları sembolik bir alan olarak kurgulamış . Olaylar ilerledikçe anlıyoruz ki asıl mesele gözlerin görmemesi değil, insanın gerçeği bilinçli olarak görmezden gelmesi. Belirsiz ve yoruma açık finali herkes için tatmin edici olmayabilir. Yer yer kitaptan kopmak istememe neden olan olayların akışında anlamsızlar olsa da benim için kitabı bitirdim. Belki de türünden belki de kitabın orijinal dilinden okunmaması kaynaklı olabilir. Yine de olaylardan ziyade psikolojik katmanı yoğun bir kitap arayanlar için güzle bir seçenek olabilir. Keyifli okumalar dilerim.
1000Kitap
Profesör Do'nun Göz KliniğiYoonha Byun · Nora Kitap · 20251,097 okunma
Milton Hatoum – Eldorado Öksüzleri
Puan vermedi·124 syf.··
2026 5. kitabı
·
17 saatte okudu
·
Okunma: 13 Ocak 2026 12:55
Eldorado Öksüzleri , Brezilyalı yazar Milton Hatoum’un Amazon coğrafyasını, mitolojiyle ve insan ruhunun kırılganlığıyla harmanladığı kısa ama yoğun bir roman.Çok fazla sayfa sayısına sahip olmayan bu metin, olaydan çok duyguya, aksiyondan çok arayışa odaklanan bir anlatı sunuyor. Bu nedenle kitabı eline almadan önce beklentiyi doğru ayarlamak, okuma deneyimini doğrudan etkiliyor. Romanın merkezinde Arminto adlı bir anlatıcı var. Babasının ölümünden sonra Manaus’ta yalnızlığıyla baş başa kalan Arminto, Dinaura adlı gizemli bir kadına âşık olur. Dinaura bir yetimhanede yaşamaktadır ve daha en baştan “bu dünyaya tam ait değilmiş” hissi uyandırır. İlişkileri tam anlamıyla filizlenemeden Dinaura ortadan kaybolur ve kulaktan kulağa yayılan Eldorado efsanesi devreye girer. Bundan sonra roman, somut bir yolculuktan çok Arminto’nun iç dünyasında başlayan bir arayışa dönüşür. Eldorado burada sadece efsanevi bir altın şehir değil; aşkın, umudun ve kaybın sembolüdür. Kitabın en güçlü yönlerinden biri atmosferi. Amazon’un doğası, nehirler, sisli limanlar ve yarı masalsı anlatım, metni gerçek ile hayal arasında bir yere yerleştiriyor. Hatoum, Eldorado efsanesini modern bir romanın içine ustalıkla yedirirken, okura “gerçekten böyle bir yer var mı?” sorusundan çok “insan neyi ararken kendini kaybeder?” sorusunu sorduruyor. Bu yönüyle kitap, macera romanı beklentisi olan bir okuru hayal kırıklığına uğratabilir; çünkü burada esas olan yol değil, yolun insanın iç dünyasında açtığı boşluklar. Aşk teması da klasik anlamda ele alınmıyor. Arminto ile Dinaura arasındaki ilişki, romantik sahnelerden çok eksiklik ve hasret üzerinden ilerliyor. Dinaura’nın belirsizliği, karakter olarak tam anlamıyla tanınmaması, bilinçli bir tercih gibi duruyor. O, bir insandan çok Arminto’nun tutunduğu bir anlam,
1000Kitap
Eldorado ÖksüzleriMilton Hatoum · Alfa Yayınları · 201920 okunma
Ne Yayarsan Onu Çekersin
Puan vermedi·206 syf.··
2025 112. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 02 Ağustos 2025 16:17
Pierre Franckh ’ın Rezonans Kanunu kitabı, kaderin belirsizliğine değil, insanın düşünce ve duygu gücüne odaklanan; yaşamımızı şekillendiren görünmez bir enerji yasasını anlatıyor. Her düşüncenin bir frekans, her hissin bir titreşim olduğunu; dolayısıyla dış dünyayla kurduğumuz ilişkinin iç dünyamızın bir yansıması olduğunu savunuyor. Kitabın temel fikri şu: Sen hangi enerjiyle titreşiyorsan, hayat sana onunla rezonansa geçen olayları getirir. Franckh, bu felsefeyi yalnızca soyut bir spiritüel söylem olarak sunmuyor; örneklerle, alıştırmalarla ve adım adım ilerleyen bölümlerle destekliyor. Negatif düşünce kalıplarının hayatımıza nasıl zarar verdiğini, şükretmenin, pozitif niyetin ve farkındalıkla istemenin ne kadar güçlü olduğunu sade ama etkili bir dille açıklıyor. Özellikle “gerçekten istemek” ile “korkarak istemek” arasındaki farkı netleştirmesi, okuyucunun kendine ayna tutmasına neden oluyor. Bu kitabı okurken yalnızca “nasıl daha olumlu düşünürüm” sorusunu sormuyorsunuz; aynı zamanda “ben aslında ne istiyorum, neden istiyorum ve buna gerçekten hazır mıyım?” gibi derin sorularla da yüzleşiyorsunuz. İçeriği fazla soyut bulabilecekler için küçük bir not: Bu kitap bilimsel bir kaynak değil, ama kendi iç dünyasını anlamak, enerjisini değiştirmek ve yaşamla daha bilinçli bir bağ kurmak isteyen herkes için etkili bir başlangıç rehberi bence. Herkese keyifli okumalar dilerim.
1000Kitap
Rezonans KanunuPierre Franckh · Koridor Yayıncılık · 202525,9bin okunma