NAZCERA

NAZCERA
Unutma, her yara kapanır. Kimi iz bırakarak, kimi sessizce. Önemli olan; o izlere bakıp hâlâ yürüyebildiğini fark edebilmektir.
Ölüm
Yazarın can çekişi, kalemin insafına bırakılmış ilk sözdür; çünkü içinde dolup taşan mısraların ruhu vardır. Ruhun candan çıkışı sancılıdır; bir kadının doğum yapması kadar aziz ve o kadar acıdır. Çıkan ruhun eşsiz olduğu kesindir, ama onu kalem kâğıda doğurana kadar yazar o sancıları çekecektir. Bu kaçınılmazdır. Yazar doğumu ne kadar ertelerse ertelesin, o an yaklaşır. Yazar başlar yazmaya: ruh sil, umut sil, çaresizlik sil, tutunamamak sil… Olmaz. İçimde biriken her şey kabarır, taşar, patlamaya yaklaşır; fakat kelimeler yetmez. Hepsi kifayetsizdir. Yazar başını kaldırır, tavana bakar. Tavanda, annesinin onu çocukken salladığı salıncağın kancası durur. O an anlar: felik felik, halat aranır. Ve yazar şunu yazar—ilk söz değil, son söz yazılmalıdır: ölüm. Tavanda asılı duran beden, geriye yazılacak hiçbir şey bırakmaz; çünkü her şey çoktan yazılmıştır.
Reklam
Kabullenemediğin hayatı sevmeye çalışmak kendini öldürmektir
Duygu ve Düşünce
Bazı hüzünlerin sebebi yoktur hüzün gelir gönlüne konar bir kara bulut misali
🌍☄️
İnsan ne geçmişi unutabiliyor ne de anda kalabiliyor ve bu durum o kadar yorucu ki
Reklam