Nazende

"Allah'ın cennetine koşun!' ayetini biz de dinliyoruz. Nasıl oluyor ki dün dinleyen elindeki hurmayı bırakıp koşuyor da biz yemeğe devam ediyoruz! Neyi kaybettik? 14 asırdır değişmeyen namazın şekli bizi niye değiştiremedi? Kur'an-ı Kerim asırlardır değişmeyen hükümleriyle ilk günkü cehennem tehdidi, cennet vaadiyle kalplerimizi neden diriltemedi?
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
"Allah'ım! Fayda vermeyen ilimden, huşu duymayan kalpten, doymayan nefisten ve kabul olunmayan duadan sana sığınırım."
Sayfa 283 - Müslim,Zikir,73·Kitabı okudu
Gözün şükrü; Allah'ın haramlarına bakmamak, çirkinliklere karşı gözü yummak, iyi ve helale bakışı kontrol etmektir. Kulağın șükrü; Allah'ın yasaklamış olduğu söze, müziğe, gıybete, yalana tıkalı olmasıdır. Midenin şükrü, hamd etmektir. Bedenin șükrü, ibadetleri eksiksiz yerine getirmektir. Kalbin şükrü, Allah'a ve Peygamber sallallahu aleyhi ve selleme imanla dolu olmasıdır. Allah'ın saygısını sadece kendisinin bildiği tüm nimetlerine karşı şükürde esas olan, nimet şımarığı olmamaktır.
Sıkıntı karşısında ümitsizliğe kapılmak, nimet içerisinde şımarmak yoktur. Mü'min yürümeyi seçtiği iman yoluna uygun davranmalıdır.
Sayfa 231·Kitabı okudu
"Zalim de olsa mazlum da olsa mü'min kardeşine yardım et."
Sayfa 231·Kitabı okudu