Nazım

Nazım
@Nazim____
Jiyan xweşe bı kurdi (saudade)
Nazım Hikmet Ran
03 Haziran Pazartesi sabahı, yani 63 yıl önce bugün Vera erkenden uyanır, ama yataktan çıkmaz, sessizliği bozmak istemez... Nazım'ı izler bir süre... Saat 7:30'a doğru Nazım Hikmet kalkar. Her zamanki gibi koşarak kapıyı açacak, posta kutusundan mektupları, gazeteleri alacaktır. Sonra divana uzanacak, onları yutarcasına okuyacaktır. Yanında Vera, aklında memleket vardır... Nazım hızlıca iner aşağı. Kapının zincirini çıkaramaz bir türlü, aralıktan sağ elini uzatır, gelen mektupları ve o günün gazetelerini çekip alır. Yavaşça döner, fakat birden dizleri çözülür, yürüyemez. Can havliyle elini cebine atar, kalp hapını yanına almamıştır. Karısını, Verasını çağırmak ister, ama sesi çıkmaz. Gücü kalmamıştır, kendiliğinden kapanan kapıya dayalı, askılığın oraya yığılıverir. Vera Nazım'ın bu kez geciktiğini farkedip aşağı indiğinde gördüğü tablo şudur “Oturuk, bacakları uzanık, kolları iki yanına düşük, gazete ve mektuplar önüne saçık, mavi gözleri yarı açık…” Nazım Vera'ya ölümüne yakın şunları demişti: "Öldükten sonra yarım saat için uyanmak isterdim, bana bunca acı çektiren yüreğimi görmek, bir de senin ağlayışını işitmek için..." Ruhu şad olsun Seni hep yaşatacağız Mavi Gözlü Dev... Bu fotoğraf Vera'nın Nazım'a son bakışı oldu... NazımHikmet
“Zaman, kimseyi değiştirmez; sadece gerçeğini ortaya çıkarır.”