Öncelikle bu inceleme birçok tat kaçıran içerik barındırmaktadır, bilginize.
Korku adlı eserin ana karakteri Irene; iki çocuklu, evli bir kadındır. Ancak aynı zamanda kocasını defalarca aldatan bir karakterdir.
Kitap, Irene’in yaşadığı ilk tedirginlik anından başlayarak giderek artan korkularını ve bu korkuların onu nasıl psikolojik bir çöküşe sürüklediğini anlatır. Hikâye, karakterin tüm sinir sisteminin adeta boşaldığı ve intiharın eşiğine geldiği noktaya kadar okuyucuyu içine çeken bir yoğunlukta ilerler.
Stefan Zweig’in en küçük kırılma anlarını, en ufak tedirginlikleri bile ustalıkla işleyip okura geçirebilmesi gerçekten takdire şayandır. Bu yönüyle, okuduğum en etkileyici novellalardan biri olduğunu söyleyebilirim.
Kitapta, en az Irene kadar korktuğumu da söylemek isterim...
İlk kez duyduğu fazlasıyla geçikmiş bir suçluluk duygusuyla kocasının sadece toplumsal varlığını yüzeysel olarak tanıdığını kendine itiraf etmek zorunda kaldı.