"Sevgili çocuk, kadınlar dâhi falan olamaz. Kadın süs için yaratılmış bir türdür. Söyleyecek sözleri yoktur ama pek tatlı konuşurlar. Kadınlar maddenin akıl üzerinde zaferini temsil eder; tıpkı erkeklerin zihnin ahlak üzerindeki zaferini temsil etmesi gibi."
"İnsanlar en çok kendilerine lazım olan şeyleri başkalarına vermeye pek meraklıdır," dedi Lord Henry gülümseyerek. "Cömertliğin son noktası diyorum ben buna."
Sonunun nasıl olacağı, kaderinde neyin yazılı olduğu kimin umurundaydı? Bir gösterideki ya da tiyatro oyunundaki o güzel karakterler gibiydi; sevinçleri bize yabancı olsa da acıları estetik duygumuza hitap eden, yaraları kırmızı güllere benzeyen o karakterler gibi.
Deneyimin bize gösterdiği tek şey şudur; geçmişimiz neyse geleceğimiz de o olacaktır ve geçmişte tiksinerek işlediğimiz günahları gelecekte defalarca, hem de mutluluk duyarak işleyeceğiz.