📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Adını derslerde duyduğum ve okuduktan sonra daha önce okumaya başlamadığım için kendime kızdığım bi yazarla tanıştım. Belki sıfır beklenti ile okuduğumdan, belki ve büyük ihtimalle de hikâyenin muazzamlığından dolayı çok etkilendim. Hikâyeyi anlatmadan yazım hakkında beni bu kadar etkileyen şeyin en sade nasıl olursa o şekilde yazılmış bir hikâye olduğu gerçekliği diye düşünüyorum. Kısacık kitapta upuzun bir hikâye anlatmayı, özellikle de ayrıntılı bir şekilde canlandırmamızı nasıl yaptığını bir türlü çözemedim ama bu beni çok etkiledi.
BUNDAN SONRA SPOİLER VAR DİKKAT EDİNİZ!!
Şimdi, hikâyeye gelecek olursam; Ali adında bir babanın ve Münire adlı bir annenin çocuğundan okuyoruz hikâyeyi. Ali, dedesiyle birlikte tabiri caizse mahallede köy hayatı yaşayan iki kişidir. İnsanlar horozun, tavuğun yaptığı sesten şikâyet olunca Ali'nin dedi bir adamı ipe asar ve ağaçta sallandırır. İşte böyle bir ailedir. Ali büyür, inatçı ve elinden her iş gelen birisi olur. Bir gün Münire'yi görür ve evlenmek ister. Fakat, Münire'nin ağabeyleri vardır. Bu sebeple birtakım mücadeleler verdikten sonra kaçırır Münire'yi. O köy senin bu kasaba benim dolaşırlarken yollarda ana karakterimiz doğar. Daha küçükken annesini kaybedişi, bapsıyla birlikte kasabaları dolaşmaları, burada edindiği ilk arkadaşlıklar, aşklar anlatılır. Allahım ne kadar yüzeysel ve de ne kadar ayrıntılı! Gerçekten çok etkilendim Mustafa Kutlu'dan. Böyle böyle en son ana karakterimiz âşık olur fakat kız kendi düşüncesinden daha çok çevresinin düşüncesini önemseyince ona da kasabadan ayrılmak düşer. Babasının daktilosuyla birlikte İstanbul'a gelir ve bu kitabın ilk satırını yazmaya başlar. Ben, bu kadar duyguları yoğun yaşayacağımı hissetmezdim. Birkaç tekerrürden bakılırsa etkilendiğim açıktır herhalde.