Yazar Nazlıcan Nazlı

Yazar Nazlıcan Nazlı
@Nazlican_1957
İg: Nazlican_1957 shopier.com/NazlicanSahir
Puan vermedi·250 syf.··
2025 2. kitabı
Kıymetli okurum,; ÜLFET, sanki bir kalbin hakikatle usulca dans ettiği an; bir sevda feneri, karanlıkta yolunu arayan ruhlara nur, bir dostun gülüşünde saklı bir sonsuzluk. Bu kitap, Emre Hoca ile birlikte bir sevda destanı; Hüsn-ü Aşk’ın ruhundan ilhamla, ülfetin izinde iki farklı kalbin, iki farklı bakışın birleştiği bir bahar. Nefsin gölgelerinden birliğe, hevanın fısıltılarından sevgiye, dünyanın geçici cazibesinden hakikate uzanan yolda, Emre Hoca ile ben aynı soruları sorduk, aynı özlemleri duyduk, ama yanıtlarımız farklı renklerle can buldu. Ülfet, bizim için bir ayna; benim kalemimde belki bir sonbahar akşamının hüznünü saran bir nur, Emre’ninkinde ise bir bahar sabahının coşkusunda çağlayan bir nehir. Bu kitap, iki kalbin dansı; her satır, ülfetin sevgiyle, hakikatle buluştuğu bir anı fısıldıyor. Emre ile bu yolculuğa çıktığımızda, ülfetin ne olduğunu anlamak için önce kendi içimize döndük. Tasavvufun derinliklerinde, İbnü’l Arabi’nin vahdet-i vücut felsefesi bize yol gösterdi: Her şey Allah’tan gelir, O’na döner. Ülfet, bu dönüşün sevda dolu bir adımı; nefsin zincirlerini kıran, hevanın tuzaklarından kurtaran, dünyanın gölgelerini silen bir hakikat ateşi. Mevlana’nın neyi, aslından kopuşun acısını feryat ederken, ülfet bu feryadı bir kavuşma türküsüne çevirdi: “Gül ki sevda, bülbül ki hasret, ülfet bir nur / Hüzün ki solar, sevgiyle bulur huzur.” Yunus Emre’nin “Bir ben vardır bende, benden içeri” dizesi, bizim de rehberimiz oldu; ülfet, içimizdeki hakikati bulmanın, bir dostun gözlerinde, bir duanın sükûnetinde yeniden doğmanın adı. Ben, ülfeti bir sonbahar akşamında bir dostun samimi sözünde buldum; Emre, belki bir şiirin mısralarında, bir anın dinginliğinde keşfetti. İkimiz de aynı hakikate yürüdük, ama yollarımız farklı manzaralarla doldu. Modern dünyada,
Edebiyat
ÛlfetEmre Coşar · Odessa Yayınevi · 20257 okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Puan vermedi·250 syf.··
Beğendi
·
2025 3. kitabı
Sevgili Okurum; Sâhir, bir yolculuğun hikâyesidir; ama bu yolculuk, bir haritayla değil, kalbin fısıltılarıyla çizilir. Bu kitap, naif bir ruhun, büyülü bir gölgenin ve dalgın bir kayboluşun dansını anlatır. Her sayfada, bir ormanın dalları arasında kaybolur, bir nehrin yansımasında kendinizi arar, bir gökkuşağının renklerinde savrulursunuz. Bu denemeler, bir dervişin seması gibi döner; her dönüşte, hakikate bir adım daha yaklaşırsı- nız. Bu kitabı yazarken, bir çift gözün bakışlarında kayboldum. O gözler, çocukluk hayallerinin saflığını, ilk aşkın titreyen heyecanını, bir sabah uyanıp her şeyin mümkün olduğuna inandığımız o anları taşıyordu. Ama her naifliğin bir gölgesi var; her umudun bir bedeli. Bu gölge, bazen bir sır, bazen bir büyü, bazen bir lanet. Ve o gölgenin içinde, dalgın bir ruh dolaşır; yolunu şaşırmış gibi görünen, ama aslında yolun ta kendisi olan. Bu denemeler, o ruhun adımlarını takip eder. Bir ormanda kaybolur, bir nehirde yansır, bir sevdada savrulur. Her biri, bir çiçeğin suya bırakılışı gibidir; narin, geçici, ama sonsuzluğa uzanan. Tasavvufun semasından ilham alarak, bu sayfalar size fısıldar: Kaybolmak, bulmaktır. Dalgınlık, bir hediyedir. Naiflik, bir kalptir. Ve gölge, bir aynadır. Sâhir, bir kitaptan öte, bir yolculuktur. Bu yolculukta, kendi ormanınızı, kendi nehrinizi, kendi gökku- şağınızı bulacaksınız. Her deneme, bir kapı aralar; her kapının ardında, kendi hakikatiniz saklıdır. Bu kitabı, kalbinizin dalgınlığına, gözlerinizin naifliğine ve ruhunuzun büyüsüne adıyorum.
1000Kitap
SâhirNazlıcan Nazlı · Odessa Yayınevi · 20251 okunma