Yazar Nazlıcan Nazlı

Yazar Nazlıcan Nazlı
@Nazlican_1957
İg: Nazlican_1957 shopier.com/NazlicanSahir
Sessizlik: Kayıp Bir Sanat
Geçmişte sessizlik bir erdemdi. Dervişler, keşişler, filozoflar sessizliği bir disiplin, bir iç temizlik aracı olarak görürlerdi. Antik Yunan’da Sokrates’in susarak düşündüğü, Mevlana’nın sessizliğiyle tefekküre daldığı anlatılır. Sessizlik sadece konuşmamak değil, dinlemeyi öğrenmekti. Hem kendi iç sesini hem de çevresindeki dünyanın nabzını duyabilmekti. Bugün ise sessizlik, çoğu zaman garipsenir. Sessiz kalan insan ya içine kapanık ya kaygılı ya da "eksik" kabul edilir. Hâlbuki sessizlik bir durgunluk değil; derinliğin, farkındalığın ve öz disiplinin göstergesidir. Gürültü içinde kendini kaybeden birey, sessizlikte kendini yeniden bulabilir.
Alıntı
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
ERKEK OLMANIN GÖRÜNMEYEN YÜKÜ
Suskunlukla Büyümek Bazı kelimeler öğütülür insanın içine. Dışa vurulmaz, dile gelmez ama her gün biraz daha yer eder. Erkekliğin tanımı çoğu zaman bir duvar örmekle başlar: duygulara karşı, kırılganlığa karşı, hatta kendine karşı. Sessizliğin inşa ettiği bir duvardır bu. Ne taşındığı fark edilir ne de ağırlığı. Ama hep oradadır. Henüz ilkokulda, bir çocuğun dizleri kanadığında ağlaması ayıplanır. Halbuki canı yanmıştır. Ama yetişkinlerin sesi çok daha serttir: “Erkek adam ağlamaz.” Bu cümle, bir yasak gibi kazınır hafızasına. O gün belki sadece gözyaşını içine akıtır ama zamanla acıyı da özlemi da korkuyu da yutmayı öğrenir. Duygularını gizlemek bir başarı gibi gösterilir. Oysa o başarı değil, ağırlaşan bir yalnızlıktır.
1000Kitap
O Z Kuşağı Değil, Bu “Biz” Kuşağı
Onlara “Z kuşağı” deniyor. Sanki harflerle sınırlandırılabilecek bir şeymiş gibi gençlik. Oysa her genç, bir harften çok daha fazlasıdır. Bu nesli sadece isimlerle tanımlamak, onları klişelere hapsetmektir. Bu nesil; duygularını paylaşabilen, sınırlarını koruyan, kendi kimliğini oluşturmak için mücadele eden bir nesil. Kalıplara sığmıyorlar çünkü kalıpları sorguluyorlar. Belki en çok da bu yüzden eleştiriliyorlar. Ama unutmamak gerekir: Her devrim, önce rahatsızlıkla başlar. Belki de bu nesil, görünürde bir kayıp değil, bir uyanıştır.
Psikoloji
"Seni özlerken kendimi buldum,” der âşık, “ama kendimi bulurken seni kaybettim.”
Alıntı
"Şehirde, koşturmacalar arasında, bir yaprağın süzülüşünü fark etmiyoruz. Bir dostun sesindeki sıcaklığı, bir kuşun kanat çırpışındaki ritmi kaçırıyoruz. "
Kitap Alıntısı