nazlı

nazlı
@Nazlicansarii
"Bu karanlık böyle iyi, afferin Tanrıya."
Dünyayı yoksamak, demek ki, başka şeyler yanında, "bilimsel" bilinçle de mükemmel bir uyum sergiler. Bilinç, denebilir ki, bizi doğa düzeni içinde ayrı bir yere koyar ya da doğa düzeninden koparır. Mantığımız bizi şempanzelerden ayırır. Tüm gününü bilfiil yiyerek, sıçarak, uyuyarak ve sikişerek geçiren insanın böylesi şeylere inanmasının güçlüğü, böylesi görüşleri somutlayan kaçış yollarına olan ihtiyacın büyüklüğünü gösteriyor. Gerçeklikle yüzleşme korkaklığı o kadar derinlere işler ki, insanı kendine dair en çıplak olgulara gözünü kapamaya götürür.
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
"Şiddetli acılar çeken ve kendini sonuna kadar acının kollarına bırakan biri ne o acının kaynağının gerçekliğinden ne de kendi gerçekliğinden kuşku duyar. Ancak kişi acıya dayanabildiği, acıdan korkmadığı ve acıya izin verdiği oranda, hiçbir ontolojiye gerek duymaz. Acı içinde yaşamak gerçekliğin bir tezahürünü yaşamak, gerçekliğe doğru itilmektir. Acı olumlanması gereken bir şeydir ve hiç kuşkusuz, olumlanması en zor şeydir de. Acı gerçek olanın gerçekliğine bir çağrıdır ve bu yüzden bizim gibi mahlukların en çok ihtiyaç duyduğu şeydir."
"Hayatı sevmek ve dünyayı sevmekle bağdaşan post-etik değerler geliştirme sürecinde, edepsizlik ve ihlal nosyonlarını keşfettim. Her ahlâki iddia neyin nasıl olması gerektiğini -yani, mevcut kurulu haliyle dünyanın böyle olmaması gerektiğini- söylediğinden, şeytana uymak şeylerin olmasına imkân tanımaktır. Bu anlamda, ahlâk kurallarını çiğnemek bir ayin olabilir. Batı kültüründeki karakteristik ihlallerin hepsi bedenselliğin olumlanmasıdır. Nasıl belli başlı dinsel kültür disiplinlerini doğuran şey çömezlerin bedenlerini aşma yönündeki nafile çabalarıysa, her türden edepsiz sözcük de bedeni yeniden hatırlatan bir şeydir. Bir gezegenin yüzeyinde koşuşturup duran memeli hayvanlar olduğumuzu bize hatırlatan her şey muteberdir. Sikişmek muteberdir, "siktir" demek de."
"Değişmeyen yalnızca ölülerdir."
Sayfa 377·Kitabı okudu
"Sık sık yolumu şaşırdığımı düşünüyorum: Eski hedefler artık işe yaramıyor ve yenilerini de bulacak halde değilim. Hayatımın nasıl aktığını düşündükçe kendimi ihanete uğramış ya da oyuna gelmiş gibi hissediyorum; sanki göklerdeki birileri bana bir oyun oynuyor, sanki bütün hayatım boyunca yanlış melodiyle dans edip durmuşum.”
Sayfa 265·Kitabı okudu