…bir saniye ara vermeksizin, hemen yapılacak bir sonraki işe geçiyorlardı hep. Olup bitenler üzerine düşünüp kafa yoracak zamanları olsaydı, diye düşündü, hayat nasıl olurdu acaba? Farklı bir hayatları mı olurdu, üç aşağı beş yukarı aynı mı; yoksa sadece yollarını kaybetmekle mi kalırlardı?
İnsanlar doğruyu ararken iki adım ileri bir adım geri giderler. Istıraplar, hatalar, yaşamdan duydukları sıkıntı onları geriye atar ama doğruya duydukları iştah, inatçı irade onları hep ileri, hep ileri taşır. Ve kim bilir? Belki asıl doğrunun kıyılarına da erişirler…
Kurtuluşu göçmen kuş gibi yer değiştirmekte arayan hiçbir şey bulamaz, zira onun için yeryüzünün her yeri aynıdır. Ya kurtuluşu insanlarda aramak? Kimde ve nasıl?… İnsan kurtuluşu yalnızca kendinde aramalı ve eğer bulamıyorsa hiç vakit kaybetmeden kendini öldürmelidir, bu kadar basit…
“Geçmişimde hata olmayan bir şey var mı?” diye sordu kendi kendine, uçurumdan düşen biri nasıl çalılara tutunursa o da parlak bir anıya tutunmaya çabalıyordu.