Nazli

Belki de büyük kederler, bir taraftan insanı acıtırken, bir taraftan da duygularını uyuşturuyordu, ateş bile insanı bir sınıra dek yakar. İnsanın üzülme yeteneğinin sınırı aşıldı mıydı, ne eklenirse eklensin artık koymuyordu, vız geliyordu.
Sayfa 75 - Bilgi Yayınevi
Reklam
Eski şairler, geçmiş mutluluk ve sevinçlerin keder içinde hatırlanmasından acı bir şey yoktur derler; ne doğrudur!
Sayfa 75 - Bilgi Yayınevi
Bir insan alkışlandığına veya kötülendiğine göre sevilecekse, dünyada insanlar arasında insanca sevgi kalmaz.
Sayfa 57 - Bilgi Yayınevi
Malum ya, herkes şuna inandığından, buna inandığından, haktan hukuktan söz eder durur. Onlar zaten mevsimine göre neye inanmaları ve neye inanmamaları gerektiğini pek iyi bilirler. Ama asıl inandıkları bir şey varsa, o da paradır. Parayı verene de mutlaka gülümsemek gerekir. Bir gün iki gün insan kendini zorlayarak gülümsüyor. Hey gidi dünya! İnsanoğlu ne biçim insanlara gülümsemek zorundadır.
Sayfa 49 - Bilgi Yayınevi
İnsanlar doğayı yeniyoruz diye daha büyük bir sevinç ve mutluluk peşine düşmüşlerdi. Kimdir yaradılışı yenen? İnsan beyni mi? O da yaradılışın bir yaratığıdır.
Sayfa 27 - Bilgi Yayınevi
Reklam