Hayatımda pek kazanmadım ki, kazanmasını öğreneyim. Ama kaybetmesini, hem de şahane kaybetmesini öyle öğrendim ki, en zengin kazanışlara taş çıkartan bir ferahlık ve gönül açıklığıyla, gülerek kaybederim.
İnsanlar yalnızlıktan kaçarlar, insanları sevdikleri ve onlarla birlikte bulunmak istedikleri için değil. Ama yalnızlıkta kendi boşluklarıyla yüzyüze kalırlar da, canları sıkılır onun için.
O yaşa gelene kadar içine doğduğum dünyanın bir cennet olmadığını öğrenmiştim. Oysa sekiz mi on mu yaşımdayken, etrafıma hayran hayran bakardım da, dünyayı tadına doyulmaz bir cennet, geleceği de bir nur sayardım.