İnsanın sevgiye de ihtiyaç duyduğunu, sevgisiz ve şefkatsiz hayatın kupkuru, patırtılı ve acı veren bir çark düzeneğinden başka bir şey olmadığını fark etti.
.., her şeyden önce okuma ve öğrenme açlığı çeken o zamana dek sadece bilimde genleşen zekasına ve edebiyatta gelişen hayal gücüne önem vermeye alışmış zavallı öğrencinin, henüz kalbinin yerini hissedecek zamanı olmamıştı.
Modalar, devrimlerden daha çok kötülük yaptı. Eserlerin etine bıçak vurdular, sanatın iskeletine saldırdılar, hem biçim hem simge, hem mantık hem güzellik anlamında binayı kestiler, biçtiler, dağıttılar, öldürdüler. Sonra akıllarınca yeniden yaptılar: Hiç olmazsa zaman ve devrimler böyle bir iddiada bulunmamışlardı!