Bütünlüğü bozulan,paramparça olan acaip bedenlerdeki şeyin ne olduğunu anlamıştım artık. Kızıl kahkahaydı bu. Gökyüzünde,güneşteydi ve çok yakında tüm dünyaya yayılacaktı bu kızıl kahkaha!
Sanki aynı baslangıcsız ve bitimsiz günün içindeydik,kâh karanlık kah parlak ama yine anlaşılmaz,yine kör ve hiçbirimiz korkmuyorduk ölümden.çünkü ölümün ne olduğunu anlayacak durumda değildik.