N

N
@Nb_el_63
Woo, it’s just me, myself and I
Şanlıurfa
Şanlıurfa
1019 okur puanı
Ekim 2017 tarihinde katıldı
Yaşamın Kısalığı Üzerine
Puan vermedi·77 syf.·
2026 1. kitabı
DE BREVİTATE VİTAE ; “Şimdi kısa, gelecek şüpheli ve geçmiş ise kesindir(s58)”. “Seneca” hayatın aslında kısa olmadığını ama insanların onu yanlış yaşadığı için kısa gibi hissettiğini söylüyor. Ona göre çoğu insan zamanını sahiplenmez, sürekli iş, sorumluluk ve başkalarının beklentileri arasında kaybolur. “Yaşadığımız”, yaşamın kısa bir bölümüdür. Bu sebeple Seneca özellikle “meşgul olmayı”eleştiririyor. Ona göre sürekli koşturmak veya bir işle ugraşmak gerçekten yaşamak anlamına gelmez; çoğu insan sadece günlerini doldurur ama kendi hayatını fark etmez. Bu yüzden aslında yaşamıyor, sadece oyalanıp duruyor. Bir diğer şey ise insanların her şeyi erteleyip “sonra” demesidir. Ne zaman biteceğini bildiğimiz şeyleri nasıl da tutumlu bir şekilde harcıyoruz. Ama ne zaman biteceğini bilmediğimiz zamanımızı önemsemiyor, onu boşa veya başkaları için harcamaktan hiç de çekinmiyoruz. Gelecek için birikim yapıyor ve onu düşünmekle zamanımızı harcıyoruz. Bu sebeple yaşamı kaçırıyoruz. Ona göre insanlar hayatı hep geleceğe erteler ama o ertelediği şeylerin belki de hiç yaşanmayacağının farkında değiller. Ölümün farkındayız hatta ölümden sonraki yaşanacak durumları bile düşünüyoruz ama halen geçen zamanın farkında değiliz .Bu yüzden yaşamı kaçırıyoruz. Halbuki gerçek yaşam ise zamanı fark edip onu sahiplenmekle başlar.
Edebiyat
Mutlu Yaşam Üzerine – Yaşamın Kısalığı ÜzerineSeneca · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202514,5bin okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Puan vermedi
Suç ve Ceza’ya bir kanun koruyucu gibi bakınca, olayın sadece bir cinayeti çözmek olmadığını daha net görüyorsun. Raskolnikov’un hikayesi bana göre, insanın kendisini kuralların üstüne koymaya çalıştığında nasıl yavaş yavaş çözüldüğünün hikâyesi. “Üstün insan” fikrine tutunarak yaptığı şeyi mantıklı hale getirmeye çalışıyor ama o fikir aslında sandığı gibi bir güç vermiyor, tam tersine onu içten içe daraltıyor. Dışarıdan bakınca hala serbest, hala yakalanmamış biri gibi; ama içeride çoktan köşeye sıkışmış durumda. Bence kitap boyunca en kritik kırılma, suçu işlemesi değil, onu kendince haklı bulduğu an. En tehlikeli suç, önce düşüncede işlenendir. Çünkü o noktadan sonra mesele artık kanundan kaçmak değil, kendi zihninde başlayan o sorgudan kaçmaya çalışmak oluyor. Ve ne yaparsa yapsın o sorgu bitmiyor. Sonunda Raskolnikov, büyük bir korku, paranoya ve vicdan azabı içine düşer. İşlediği suç, fiziksel ve zihinsel olarak onu gün gün çökertmeye başlar. Dostoyevski burada şunu çok net hissettiriyor: İnsan dış dünyadaki düzeni bir şekilde aşabilir belki, ama kendi içindeki o sessiz yargıdan kurtulmak pek mümkün değil. En ağır ceza da zaten orada başlıyor. En sonunda şunu fark ediyorsun: Bazı suçların cezası mahkemede değil, insanın kendi içinde kesiliyor. Ve o ceza, dışarıdan verilen her cezadan daha uzun sürüyor. Adalet gecikebilir, ama insanın içindeki yargı hep zamanında gelir. İnsan kendine yalan söyleyebildiği kadar özgürdür; o yalan çözüldüğü anda ise çaresizdir.
1000Kitap
Suç ve CezaFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025194bin okunma