Bireysel hak ve özgürlükler, modern toplumlar için sadece ekonomik büyümeyi sağlamaya yaramıştır. Ekonomik büyüme sağlandıkça da bireyin özgürlük sandığı imkanlar genişlemiş ve suni bir tatmim yaratmıştır. Alışveriş imkanları ve dilediğini " elde edebilme" fırsatları buna en basit örnektir. Fakat bu aldatıcı özgürlük alanları kişiye her zaman daha da ufak bir balona hapsetmiştir. Otoriteye dokunacak her noktada hak ve özgürlüklerin önüne bir duvar örülüdür.
Üzerinde anlaştığımız hiçbir ilke yok. Mefhumlar kaypak,kelimeler köksüz. Politikanın çığlıkları yanında düşüncenin sesi boğuk bir inilti. Hristiyanlaşmadık ama içimizde bir ortacağı keşişi yaşıyor. Elbirliğiyle sarıldığımız tek müessese afaroz! Kendini yığın haline getiren bir millet payidar olamaz. Yığını kolayca kandırabilirsiniz,duyguları hiçbir temele dayanmaz. Yığın düşünmez,maruz kalır. Nezleye yakalanır gibi tutulur bir fikre..
Tenkit aslında insanın hem insanla hem cağıyla diyaloğu... Sevginin, anlayışın, dayanışmanın kaybolduğu karanlık devirlerde tenkit susar. Tenkit hakkının mutlak olmadığı her ülkede alkış bir yalandır. Küçülten sefilleştiren bir yalan.
Bugün içinde bulunduğumuz bosluk,maziyi iyi tanımayışımızdan doğmaktadır. Bizden öncekilerin neler düşündüğünü ,neler tavsiye ettiklerini bilmek yazdiklarini yeni harflere çevirmek ,okumak ,okutmak,tartışmak zorundayız.