Rahatsızlığımıza çare arıyorsak, “kendini aldatma” üzerine inşa ettiğimiz kalemizden çıkmak zorundayız. Biz her zaman kendimizi suçlu hissettiğimiz derecede suçlu olmayız ve her zaman suçsuz olduğumuza inanmak istediğimiz kadar da suçsuz olmayabiliriz. Ancak, bunun böyle olduğunu duyguları körelmiş, zihni bulanmış kişiler olarak kaldığımız, geçmişimizin öyküsünü tümüyle öğrenemediğimiz sürece bilemeyiz. Eğer kendi kişisel kişisel gerçeğimizle yüzleşebilirsek; bu yüzleşme, geçmişe bakışımızı çarpan Yanılsamaları ortadan kaldırmamız ve berraklık sağlamamıza yardımcı olur.