“Bana neden kızgın değilsin?”
Bir adım attı, yaklaştı, ışık yüzüne vurdu o zaman, dudaklarında bildiğim ama unuttuğum bir gülümseme belirdi.
“Elif,” dedi, adımı sesinden duymayalı ne çok olmuştu, “ben güzel şeyleri hatırlamayı seçtim.”
“Neden ama?”
“Öyle geldi içimden.”