NedStark

NedStark
@NedStark13
Bulduğun, arayıp da bulamadığındır.
Yılan Dişi . - Bir yılan dişine sahip olup olmadığımız, üstümüze birisi basıncaya kadar anlaşılamaz. Bir kadın ya da bir anne şöyle derdi: birisi sevgilimizin, çocuğumuzun üstüne basıncaya kadar. - Karakterimiz bazı yaşantıların eksikliğiyle, yaşantıladıklarımızla belirlendiğinden daha çok belirlenir.
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Özveri. -Ahlaki eylemin belirtisinin özveri olduğunu mu düşünüyorsunuz? -Üzerinde kafa yorularak yapılan her eylemde , en kötüsünde de en iyisinde de özveri bulunup bulunmadığını düşünsenize.
Adil olmak İstemek Ve Yargıç Olmak.- Sadece "ben sorumluyum" duygusunda yoktur hata, onun karşıtında da vardır. "Sorumlu ben değilim ama mutlaka birisi olmalı." İşte bu doğru değildir: filozofun da İsa Mesih gibi "yargılamayın!" demesi gerekir ve felsefi kafalarla diğerleri arasındaki son fark, birincilerin adil olmak istemeleri, diğerlerinin ise yargıç olmak istemeleridir.
Adil Olmak İstemek Ve Yargıç Olmak.- Şimdi yaklaşık olarak şöyle düşünüyorlar: "Demek hiçbir insan sorumlu değil? Ama yine de birisinin suçlu olması gerekir: oluşun zorunlu dalgalanışı içinde tek, zavallı bir dalgayı suçlamak ve yargılamak artık olanaksızsa ve caiz değilse - o zaman: bu dalgalanışın, oluşun kendisi günahkar olsa gerektir: özgür istenç buradadır, burada suçlama, yargılama cezalandırma yapılabilir, burada ceza çekilebilir: o halde tanrı günahkar ve insanda onun kurtarıcısı olsa gerektir: o halde dünya tarihinin kendisi suç, kendini yargılama ve intihar olmalıdır; böylece suçlu kendi kendinin yargıcı, yargıç kendi kendinin celladı olacaktır." Bu tepetaklak edilmiş hristiyanlık -başka nedir ki?- mutlak ahlaklılık öğretisiyle mutlak özgürsüzlük öğretisi savaşında son kılıç-hamlesidir, - altında yatan düşüncenin mantıklı yüz buruşturmasından, çirkin bir jestinden daha fazla bir şey olsaydı, tüyler ürpertici bir şey olurdu -ümitsiz ve kurtuluş düşkünü yüreğin ölüm sancısıdır, delilik "bak, sen tanrının günahını taşıyan kuzusun" diye fısıldar onun kulağına.
Güçlerinin bilincinde olan şairler, alışılageldik olarak gerçeklik diye adlandırılanı kasten lekelemeyi ve belirsiz, görünürde ve sahici olmayanı günah, acı ve yalan dolu bir şeye dönüştürmeyi amaçlarlar; olayların üzerine belirsizliğin buruşuk örtüsünü sermek için bilginin sınırları hakkındaki her türlü kuşkudan, her türlü kuşkucu kepazelikten yararlanırlar: daha sonra böylelikle, bu karartmanın ardından, sihirbazlıklarının ve ruh büyülerinin hiç tereddüt edilmeden "hakiki hakikate", "gerçek gerçekliğe" giden yol olarak anlaşılması için.