Muhterem hayalet

Tanzimat: Ham yobaz ve kaba softaya tepki halinde, İslâm cübbesinin fabrika etiketini, ne cübbeden ne fraktan hiçbir şey anlamaksızın, Avrupa ceketine iliştirme gayreti... Kekeme ve şaşkın... İttihat ve Terakki: Yüzde yüz yahudi ve mason silâhşörü biçiminde. İslâm ruhunu posa milliyetçilik ruhiyatiyle «takas a tabi tutma ve kelimede Müslüman kalarak kendine yeni bir dünya arama ve bu yüzden 1000 yıllık çatıyı bir anda yıkma cinneti... Ahmak ve gözükara... Cumhuriyet: Bu davanın eğrisi ve doğrusunu düşünme- den Tanzimattan beri gelen çizgiyi açıkta ta merkezine ve gizli maksadına ulaştırma, Islám ile bütün alakaları kökün den koparma ve Türk'ü madde plânında kurtarıp ruh plânın- da batırma davranışı... Kararlı ve içten ve dıştan planlı...
Reklam
Fatima, nam-ı diğer «Zerrin Tâc», Babîlik ve Bâhailik ruh sar'asının gözü dönmuş bir şehvet halinde tecellisine misal, çırılçıplak bir heykel, bir remz...
Napolyon Bonapart, Rus Çanyle buluşmasında, vaktiyle miltchassis islahçı subay olarak başvurduğu Üçüncü Selim'in devletine, artık zaman ve mekân hakkı elinden alınması gereken bir bunak gözüyle bakıyor ve bir müddet sonra teşhis yine Rus Çarı tarafından konuyor. Hasta Adam...
“Gece sahurda evlerin ışıkları bir bir yanınca, şehir, bir şölen hazırlığındaymışçasına uyanır. Oruçla gelen ruhların uyanışı da tıpkı sahurdaki ışıkların bir bir yanışı gibi, biri yanınca öbürünü de çağırmış gibi bir şölendir. Oruç, ruhların şölenidir..” |Sezai Karakoç
Çünkü her şey herkesindir.Her şey Tanrı nındır
Reklam