Yeryüzünü gül bahçesine çevirmekten
Daha güzeldir bir insanı sevindirmen
Bin kulu azad edenden daha büyüktür
Bir hür insanı iyilikle kul edebilen.
Ömer Hayyam
Sosyal medyada bir sayfanın önerisiyle okumaya başladım. Tarık Tufan'ın okuduğum ilk kitabı. Kitabın ismiyle başlamak istiyorum incelemeye niçin bu isim konulmuş diye düşünürken kitabın sonunda anladım nedenini. Karakterin isminin olmaması şaşırtıcıydı benim için. Karakterimizin araftaki durumu o kadar iyi anlatılıyor ki onunla birlikte bizlerde bir arayışa geçiyoruz. Annesizlik, aşk ve hiçlik anca bu kadar iyi anlatılabilirdi.
Kitapta Tasavvufi konular ile birlikte genç karakterimizin aşkı için değişime uğraması ve bunun sonuçları işlenmiş. Gayet akıcı bir dili var yazarın. Hiç sıkılmadan okuyacağınıza eminim. Sevdiğim bir alıntı ile sonlandırayım incelemeyi.
"Annenin ölümünün dilbilgisi, grameri olmuyor ki Eda. İnsanın annesinin ölümü zaten hayatın anlatım bozukluğu. "
Yaşamak, insanın ömrü boyunca kaçmaya çalıştıklarına tek tek yakalanma tecrübesidir. Bazılarından biraz daha uzun süre kaçabiliyoruz ama er ya da geç yakalanıyoruz. Yaşlanmak, artık kaçma teşebbüsünde bulunamayacak kadar yorulmak demektir. Gençler kaçarlar, yaşlılar beklerler; mukadder olan nerede olursak olalım gelip bizi buluyor. Onca kaçış denemesine rağmen buradayım; bütün çabalarıma rağmen tam da unuttum dediğim anda.