Bazı şeyler dü-şünerek değil, üzülerek öğreniliyor. Ama öğrenilenden ve ne şekilde öğrenildiğinden asla bahsedilemiyor. Kişiyi kişi yapan bilgi de ancak böyle elde ediliyor. Kaynaksız, kırıklık, üzüntü, elde edemeyiş, kaçırış, en büyük fedakârlıkların neticesinde en derin aşağılanış bilgiyi oluşturuyor. Öyle ki in- san bunları bildiğini bile söyleyemiyor, sadece artık öyle yaşıyor. Daha neşesiz, daha sakin, kıpırtısız, daha dünyaya bagini gevşetmiş, daha ince ve seyrek bakışlı, yeni üzüntülere ev sahipliği yapmaya daha hazır.