Erkek Nedir Bilmeyen Ben,beni en çok sessizliğiyle etkiledi.Jacqueline Harpman, yeraltında kapatılmış kadınların hikâyesini anlatırken aslında sadece bir distopya kurmuyor; insanın hafızasız, sevgisiz, cevapsız ve yalnız bırakıldığında nasıl var olmaya çalıştığını gösteriyor. Kitapta kırk kadın bir kafeste tutuluyor; anlatıcı ise dış dünyayı hiç tanımamış, erkeklerin ne olduğunu bile bilmeyen tek kişi. Bir gün kaçma fırsatı bulduklarında kendilerini bomboş, açıklamasız bir dünyada buluyorlar.
Bence kitabın en güçlü yanı, her şeyi açıklamaması. “Neden oradalar, dünya neden böyle, gardiyanlar kim?” gibi soruların net cevabı yok. Bu da kitabı daha sarsıcı yapıyor; çünkü okurken karakter gibi bilinmezliğin içinde kalıyorsun.Yalnızlık, kadın olmak, özgürlük ve insanın anlam arayışı üzerine düşündüren kitapları seviyorsan kesinlikle tavsiye ederim.Bende bıraktığı his şuydu: Bazen en korkutucu şey karanlık değil, hiçbir cevabın olmamasıdır.