Bugün bir konu hakkındaki öfkemi dile getirmek istiyorum. Büyük ihtimalle yine 30 gösterimli iletilerimden biri olarak kalacak ama yine de yazmak istiyorum. Birkaç gün önce bir video gördüm, kilolu-toparlak diyebileceğimiz bir kadın ve eşi markalı bir arabadalar, düğüne gidiyorlar. Kadın yolda hazırlanıyor ve altınlarını taktığı anları kaydediyor. Kayıtta hakikaten abartılı, büyük, gösterişli takılar takıyor ve yüzünde belki de varlıklı olmanın verdiği zevk ve mağrur bakışlar var. Videonun üzerine yazılan başlık şu
"Ruhen yoksulluk, insanı gösterişe mahkum eder; çünkü gösterecek başka bir şeyi yoktur."
Özüne inildiğinde doğru bir yazı. Kendine, bilhassa iç dünyasına yatırım yapmayan birey gösterişli giysilerle, takılarla bunu dengelemeye çalışabiliyor. Daha sonra yorumlara indim, uzun süredir hiçbir paylaşımın yorumları tüylerimi böyle ürpertmemişti. "Zindan camışı", "çirkin şansı", "vay danam vay", "eşeğe altın semer vurmuşlar", "o altınların hepsini estetik için harcasa belki düzgün bişey çıkabilirdi", "mizah sandım harbiden kadınmış bu", "abi bu kadar parayla bu kadını mı seçtin", "altına vereceğin parayı diyetisyene verseydin" vb vb vb. Daha buraya yazamadığım 7 bin yorum.
Söyleyecek çok söz var heybemde. Güzellik ölçütlerinize uymuyor veya sizin yaşama yüklediğiniz anlamdan uzak yaşıyor diye birini bu kadar kınamak, yargılamak, eleştirmek, hakaretler yağdırmak size düşer mi? İlk taşı başkası attığında o çok benimsediğiniz insani ve ahlaki değerleri bir anda unutup birini topluca taşa tutmak mı sizin de başarınız? O kadının ruhen yoksul olduğunu çok rahat görebiliyorsunuz, peki o kadının bir insan olduğunu unutup onu böylesine kınarken kendi ruhsal zenginliğinizden ne kadarını satıyorsunuz?
Adler'in bir kitabını okuyorum şimdilerde. Bilmeyenlerimiz için Alfred