"Uyuklamıyordu. Düşünmüyordu da. Hafızasından davetsiz gelip gözkapaklarının içinde biçim ve renk alarak ışıldayan görüntülerin yerleştiği anlar dışında zihni bomboştu. Bu görüntüleri görüyor, ama bilincine varmıyordu;rüya görüyor gibiydi.Halbuki uyumuyordu."
"Haritasız ve dümensiz kalmış, gideceği limanı olmayan bir gemiydi. Kendini akıntıya bırakıp sürüklenmek, en azından hareket etmek, hayatta kalmak demekti ki içini acıtan şey de zaten buydu; yaşamak."