Hallac karşımda, "Sus, ifşa etme sırrı. Aşk sırrında, mahremdir. Ben bu mahremi bir kez yırttım, astılar; yetmedi yaktılar, o da yetmedi, küllerimi Dicle'ye savurdular. Sırrım sularda aktı. Sular bulutlara gözyaşı oldu..." diyor.
Bir seni bildim yüreğime en yakın olan, ne garip ki sende yalnızlığımı buldum. İnsanlar gördüm etrafımda, sözleri tatlı, iltifatla süslü bakışlarla yaklaşıyorlardı. Sen gönül gözümü
açtın, insanların kendi kendisinin kuluna dönüştüğünü gördüm. Şimdi, sensiz tek başıma ruhumun sarp ve kayalık yollarından tırmanacağım. Varsın aç kalayım, yüreğim kavrulsun susuzluktan ve ölüp yok olayım; yeter ki sensiz uzanmasın ruhum makam-ı mahşere.