Bazen suyun berraklaşması için önce bulanması gerekiyor. Ben hep o bulanık suyun içindeydim. Dibi göremiyordum. Bulanık bir suyun içinde yüzmüşüm ömür boyu. Doğduğumdan beri bozuk görüyormuşum her şeyi, yanlış duyuyormuşum. Hepimiz öyleymişiz aslında, sadece ben değil, hepimiz. Ben anneme hiç sarılmadım. Annemin kokusunun nasıl olduğunu bilmiyorum. Karşıdan gelen sigara kokusunu annemin kokusu olarak alırdım. Bu yüzden sigara içmedim mesela ben hiç. Annemi değil, annemin kokusunu hatırlatırdı. Ona yaklaşamamayı, sarılamamayı, annemin dizine hiç yatamamış olmayı hatırlatırdı. Annemi öyle tanımıştım ben. Soğuk, mesafeli, öfkeli, suskun. Ben bütün anneler öyle zannederdim.