Nergiz Ulubay

Nergiz Ulubay
@NergizUlubay
9/10
·494 syf.··
2025 20. kitabı
·
16 günde okudu
·
Okunma: 25 Eylül 2025 20:26
Charles Dickens’ın İki Şehrin Hikâyesi adlı eseri, Fransız Devrimi döneminde Londra ve Paris ekseninde geçen bir hikâyeyi konu alır. Roman, aristokrasinin baskıcı düzeniyle halkın öfkesini, devrimle birlikte ortaya çıkan umutları ve sonrasında bu umutların nasıl bir şiddet dalgasına dönüştüğünü çarpıcı biçimde gösterir. Olay örgüsü oldukça sürükleyici ve anlatımı akıcıdır; tarihsel bir dönemi ele almasına rağmen asla sıkıcı gelmez. Özellikle Sidney Carton karakteri, baştaki umutsuz hâlinden büyük bir fedakârlığa giden dönüşümüyle okuyucuyu şaşırtır. Cumhuriyet, eşitlik ve özgürlük gibi kavramların başlangıçta umut verici olup zamanla vahşete dönüşmesi ise kitabın en düşündürücü yanıdır. Genel olarak, roman hem tarihi bir döneme ışık tutuyor hem de insan doğasının iyi ve kötü yanlarını güçlü bir şekilde yansıtıyor. Okuması keyifli ve aynı zamanda düşündürücü bir klasik.
1000Kitap
İki Şehrin HikâyesiCharles Dickens · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202376,6bin okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
7/10
·262 syf.··
2025 18. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 11 Ağustos 2025 21:54
"Sineklerin Tanrısı” bana insan doğasının aslında ne kadar kırılgan ve ikili olduğunu düşündürdü. Medeniyetin kuralları ve toplumsal düzen ortadan kalktığında, çocukların bile hızla şiddete, güç arayışına ve ilkel içgüdülere teslim olabilmesi, içimizde saklı duran karanlık tarafı gözler önüne seriyor. Kitap, iyilik ve kötülüğün dışsal koşullardan değil, doğrudan insanın kendi içinden kaynaklandığını hatırlatıyor. Bu yönüyle, çocuk figürü üzerinden masumiyetin sorgulanması, bana insanın özünde ne olduğuna dair felsefi bir tartışma sundu: Belki de uygarlık yalnızca içimizdeki karanlığı bastıran ince bir perde, o perde kalktığında ise kim olduğumuz tüm çıplaklığıyla ortaya çıkıyor.
1000Kitap
Sineklerin TanrısıWilliam Golding · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202597,4bin okunma
Puan vermedi·559 syf.··
2025 17. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 04 Ağustos 2025 23:18
Victor Hugo’nun Notre Dame’ın Kamburu edebiyat tarihinde çok önemli bir yere sahip olsa da, okurken bana pek keyif vermedi; çünkü romanın büyük bir kısmı Paris’in sokakları, kiliseler ve mimarisi üzerine uzun betimlemelerle dolu olduğundan hikâyenin akışı yavaşlıyor ve sıkıcı bir hal alıyor. Quasimodo ve Esmeralda’nın trajik öyküsü aslında güçlü bir dram taşısa da, olay örgüsü bana yeterince ilgi çekici gelmedi. Eser, tarihi atmosferiyle büyüleyici olmak istese de, basit bir hikâyenin gereksiz yere uzatıldığı izlenimi bıraktı. Bu yüzden edebî değerini teslim etsem de, kişisel olarak romanı sevemedim.
1000Kitap
Notre Dame'ın KamburuVictor Hugo · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202242,2bin okunma
6/10
·126 syf.··
2025 16. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 24 Temmuz 2025 16:52
Üzülerek söylüyorum bu kitap beni pek etkilemedi. Kitabın edebiyat tarihindeki yeri elbette büyük; bireyin iç dünyasına yönelmesi, duyguların ön plana çıkması, dönemi için devrim niteliğinde. Ancak bugünün okuru olarak baktığımda, hikâye bana oldukça sıradan ve tek yönlü geldi. Werther’in aşka ve hayata dair yaşadığı derin duygular, benim için fazla dramatik ve yer yer bıktırıcıydı. Klasik bir aşk hikâyesi gibi ilerliyor; finali güçlü olsa da, yolculuğu bana sıkıcı geldi. Belki de o dönemde yazılmış olması, etkisini anlamamı zorlaştırdı. Kitabın önemini inkâr etmiyorum ama kişisel olarak bağ kuramadım. Yine de klasik edebiyatla ilgilenen herkesin en az bir kez deneyimlemesi gereken bir metin olduğunu düşünüyorum.
Genç Werther'in AcılarıJohann Wolfgang Von Goethe · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2024150,1bin okunma
7/10
·408 syf.··
2025 15. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 20 Temmuz 2025 23:53
Gustave Flaubert’in Madame Bovary adlı romanı, başlarda hızlı ve karmaşık ilerleyen olaylarıyla dikkat çekiyor. Roman, taşrada geçen sıradan bir hayatın içinde kaybolmuş bir kadının romantik hayalleriyle gerçeklik arasındaki çatışmasını anlatıyor. Ancak Emma Bovary karakteri, yaptığı tercihlerle sadece kendini değil, çevresindekileri de olumsuz etkiliyor. Okur olarak onun davranışları zaman zaman tahammül sınırlarını zorluyor. Kocası Charles’ın saf ve tutkulu sevgisi karşılıksız kalıyor; buna rağmen onu affetmesi, bazı okuyuculara fazla zayıf ve gerçek dışı gelebilir. Sonuçta yaşanan tüm trajedinin bedelini en çok küçük kızlarının ödemesi ise romanın en acı taraflarından biri olarak öne çıkıyor.
Madame BovaryGustave Flaubert · Can Yayınları · 201840,8bin okunma