Toplumumuzda “etik değerlerin” “yitik değerler” haline gelmesini istemiyorsak, her zaman olduğu gibi yine işe insandan başlamalı ve onu daha iyi eğitmeliyiz.
İslam bir ağaca benzetilecek olursa iman bunun köklerini, salih amel gövdesini ve güzel ahlak da yaprak, çiçek ve meyvelerin temsil etmektedir. Şüphesiz kök ve gövdenin varlık nedeni ve nihai hedefi meyvedir. Dolayısıyla insan ancak onunla beklentilerine ulaşmış olur.
Düzenli ve kısa tekrarlar, bir şeyi en güzel şekilde öğrenmenin pratik bir yoludur. İşte nafile ibadetler de bu tekrarlar gibidir. Farzları yerine getirdikten sonra nafilelere de kendimizi alıştırırsak imanın güzelliği kalbimize yerleşir. Tıpkı dersleri tamamen anlayıp kavramamız gibi İslam’ı da güzelce sindirip hazmederiz. Nafile ibadetlere sabırla ve sürekli devam edebilirsek, kalbimiz ve bedenimiz ibadete alışır, artık bize hiçbir şey zor gelmez. Ama sadece farzlarla yetinirsek bir süre sonra o farları da yapmak zor gelmeye başlar.