Nermin Kahraman

Nermin Kahraman
@Nerminkrmn
112 okur puanı
Ocak 2021 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
Kemal Yılmaz mutlaka okunması gereken bir yazar...
10/10
·232 syf.··
Beğendi
·
2021 13. kitabı
·
24 saatte okudu
·
Okunma: 24 Ocak 2021 13:06
Bu kadar ağladığım bir kitap daha olmamıştı. 12 Eylül 1980 darbesinin haksızlık ve baskılarını yaşayan, yüzbinlerin hikâyesi. Akıcı bir dil, merak unsuru ile bir solukta okunan kitaplarımın arasında ayrı bir yere sahip olacak. Roman bir insanlık suçunu anlatmakta kalmıyor o dönemin insanlarının güçlü darbecilerin yanında nasıl yer aldıklarını, Evren'i nasıl pohpohladıklarını anlatırken sosyolojik bir gerçeği ve kitlelerin güce nasıl tapındıklarını da tüm gerçekçilik öğeleri ile gözler önüne sermekte. Bazen romandaki olaylar istediğiniz gibi bitmeyebilir çünkü gerçekler okuyucunun isteğine bağlı değildir.
Kemal Yılmaz
Kemal Yılmaz
tanınmış popüler medyatik bir yazar değil ama kalemi o kadar güçlü ki okurken sanki karşınızda hoş sohbet biri anlatıyor hissine kapılıyorsunuz. Bir gün mutlaka bu toplumun okurlarının
Kemal Yılmaz
Kemal Yılmaz
ve kitaplarına gereken önemi vereceğine inanıyorum.
Fidanların Büyütülmediği MevsimKemal Yılmaz · Yeni İnsan Yayınevi · 201824 okunma
Çok etkilendiğim bir kitap iki kez okudum ve ikisinde de ağladım. Dili ve anlatımı çok güzel...
Reklam
Yüzde doksan iki oy verdiniz be, neyi konuşuyorsunuz? Bugün 12 Eylül'ü eleştiren gazetecilerin o günlerde yazdıklarına bakın. Nasıl övmüşlerdi Kenan Evren'i... Kasetleri yüz binler satan bazı sanatçılar, Evren Paşamız diye yağ çekme kuyruğuna girerlerdi. Onlar için fark etmez, kim güçlü ise ondan yana olurlar zaten.
Sayfa 214·Kitabı okudu
Ağlayarak okudum.
Ben de ağlayarak okumuştum

Nermin Kahraman

, bir kitap okudu
10/10
·232 syf.··
Beğendi
·
17 saatte okudu
·
2021 33. kitabı
Kemal Yılmaz
9.5/10 · 24 okunma
teşekkür ederim 12 Eylül dönemi ile ilgili çok güzel bir romandı hala etkisindeyim.
Şarkısı olan bir roman (Benim Güzel Manolyam)
10/10
·184 syf.··
Beğendi
·
2021 27. kitabı
·
3 saatte okudu
·
Okunma: 05 Şubat 2021 20:19
Bazen okuduğunuz roman sizi çok derinden etkiler, kurtulamazsınız bir türlü o etkiden. Şu sıralar İtalya'da yayınlanıyor olan
İstanbullu Elefteria
İstanbullu Elefteria
da insanı derinden etkileyen bir roman. Bir an sinemaya uyarlansa dedim çünkü
Kemal Yılmaz
Kemal Yılmaz
öyle bir kaleme almış ki her şey önünüzde akıp gidiyor. Ve romanın içinde geçen Zeki Müren'e ait Benim Güzel Manolyam şarkısı romanın ana karakteri Magnolia'yı tamamlamış. Yorumlardan birinde kitabı okurken bu şarkıyı dinlemenizi öneririm demiş evet bu romanı okuyun, kahvenizi alın ve Zeki Müren'in o muhteşem sesinden şarkıyı dinlerken
İstanbullu Elefteria
İstanbullu Elefteria
'da anlatılanları hissedin. Roman geçmişe gidiş dönüşler yaparak 1955 yılının 6-7 Eylül olayları ve o olayların insanlar üzerindeki etkisini anlatmakta. İşte Elefteria da İstanbul'da yaşayan bir genç kız ama o yıllar Demokrat Parti iktidarı olan dönemler... Siyasi çıkarlar için yerlerinden yurtlarından edilenler bir yana, kandırılıp kendi halinde yaşayan, komşuluk ettikleri, alışveriş yaptıkları İstanbullu Rumlar, hepsi ajan ve düşman diye kışkırtılanlar öteki yana. Nefret, cehalet, ırkçılık bir araya geldiğinde ne kadar korkunç şeyler olabileceğinin ilk uygulaması 6-7 Eylül 1955. Ve
İstanbullu Elefteria
İstanbullu Elefteria
bunları anlatırken. Komşuluk, vefa, sadakat, arkadaşlık , sevgi gibi insani duyguları da İNSANLIK adı altında karşısına koymuş. Son derece akıcı ve merak ettiren bir üslup ile yazılan
İstanbullu Elefteria
İstanbullu Elefteria
birkaç saat içinde okuyacağınız bir roman; çünkü bırakamıyorsunuz....
İstanbullu ElefteriaKemal Yılmaz · Yeni İnsan Yayınevi · 201644 okunma
Beni de çok etkilemişti bu roman, çok akıcı ve sıcak bir üslupla kaleme alınmış.
Evet inanılmaz harika bir dil sanki yazar karşımda o anlatıyor ben dinliyorum hissine kapıldım.
Deprem sonrasında bunları söylemek mi insanlık??
Televizyon dünyasının sunucularından biri olarak Müge Anlı, Van’da meydana gelen depremin sabahında ekrana çıktı ve önce yardım talebinde bulunur gibi yaptı: “Biz vadandaş olarak el ele verelim. Çadır üretenler de çadır gönderecektir elbet” gibi sözler söyledi ve arkasından ekledi: “Her fırsatta, küçücük çocukların eline taş verip polise, mehmetçiğe attıranlar, devleti sadece zor günlerde beklemesinler... Canınız istediği zaman taş atıyor(sun)uz, dağlarda kuş avlar gibi avlıyor(sun)uz. Sonra zor günde de haydi Mehmetçik gelsin, haydi polis gelsin.”
Kimin kayığı giderse ona atlar, kim güçlü ise sözleri ile onun ruhunu okşar bu tipler.