Öncelikle kitabın kalınlığı ve ortaçağı anlattığı için başta okumaya çekinmiş hatta yarım bırakırım diye düşünmüştüm ama tam tersi elimden bırakamadığım heyecanla bitirdiğim bir kitap oldu.
Zaman zaman ağır ilerlese de,her sayfasında yeni bir şey öğrendiğim özellikle ortaçağda yaşamış rahipler,dinler,manastır hakkında bilgiler öğrendim.
William ve Adso’nun Melk Manastırındaki cinayeti çözmeye gitmeyesiyle başlayan aslında sadece bir polisiye roman olmadığını beni düşünmeye sevk eden,olaylardan farklı çıkarımlar yapabileceğimi
gösterdi. Kitap ilerledikçe hem olayları çözmeye çalıştım hem de karakterlerin iç dünyasına daha fazla inmeye başladım. Özellikle bilginin gücü ve tehlikesi üzerine yapılan göndermeler, çok etkileyiciydi.
Gülün Adı Umberto Eco’nun tartışılmaz her dönem okunması gereken ve her okuyuşta yeni şeyler keşfedilecek bir roman olduğunu düşünüyorum.