Düşünsel dünyadan başka bir şey yoktur. Duyusal dünya adını verdiğimiz şey, düşünsel dünyanın içinde- ki Kötüdür. Kötü adını verdiğimiz şey ise, bizim sonu olmayan gelişim sürecimizdeki bir anın ihtiyacından ibarettir.
Işıkların en güçlüsüyle dünyayı çözebiliriz. O; zayıf gözlerin önünde sertleşir, daha zayıf olanların önünde yumruklarını sıkar, en zayıfların önünde ise utanarak ona bakmaya cüret edenleri paramparça eder.
Analiz:
İnsan, zayıfa karşı acımasızdır. Bunu kırık cam teorisi ile açıklayabiliriz. Kırık cam görenler o cama daha da hor davranır. Yani, kendimizi ne kadar zayıf ve müşkül gösterirsek insanlar bize o kadar acımasız olacak. Düşerseniz bile, kalkmayı bileceksiniz.
Kötülüğe teslim olurken beslediğin art niyet sana değil, ona aittir. Hayvan, efendisinin elinden kırbacı kapıp efendi olmak için kendini kırbaçlarken, bunun aslında efendisinin kırbacındaki yeni düğümün neden olduğu bir hayal olduğunu fark etmez.
Analizi:
İnsan, kendi iradesiyle hareket ettiğini sanır. Ama bu irade bile, sistem tarafından sekillenir. Yani, isyan bile sistemin bir parçasıdır.