Regresyon döneminin değerli olmasının nedeni, terapistterin iyi bildiği ve Irvin Yalom'un da ifade ettiği gibi "Hastaların her zaman, kendi keşfettikleri bir gerçekten fayda sağlamaları.
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
... (Temel Yanlış: Regresyonun Terapatik Yönleri, 1968) isimli kitabında, regresyon halindeki hastanın bir şeyden kaçtığı kadar, bir şeye de koştuğunu söylüyor. "Evet': diyor Balint, "hastanın bu süreç sonunda üretip bize sunacağı şey her zaman dürüst, samimi, esaslı ya da sanatsal olmayabilir. Ama ne olursa olsun bu şey onun yaratıcılığının bir ürünüdür, bir tür 'yaratım ' dır.
Jung hep, yaratım sürecinin feminen özellikte olduğunu iddia etmiştir. Yaratılan eser de Jung'un çocuk arketipine karşılık gelir. Bu yüzden Jung eserin, sanatçının içinde anne sinin rahminde büyüyen bir bebek gibi büyüdüğünü düşü nür; aynı, eserin insanın içinde insandan ayrı bir ağaç gibi büyüdüğünü düşündüğü gibi.
Regresyon insanı "ruhun iç dünyasına adapte olma ihtiyacını" karşılamaya götürürken progresyon dış dünyanın yatay gerçekliğine adapte olmayı sağlıyor. Örneğin terapide hastanın kendine çekilmesini, terapistle diyalog kurmaktan kaçınıp bir sessizlik sürecine gömülmesini "regresyon" olarak adlandırabiliriz.
Jung "On Psychic Energy" (Ruhsal Enerji Üzerine) adlı makalesinde "regresyon"u "iç dünyanın şartlarına adapte olma ' ' olarak tanımlıyor. Jung'un önemli bir iddiası da, ruhsal hayatımızdaki en önemli hadisenin libidonun regresyonu ve progresyonu olduğu. Regresyonun karşıtı olan "progresyon" (progression) ise İngilizcede "ilerleme" anlamına gelip, psi kolojik düzlemde düşünüldüğünde "yatay hayatta ilerleme ve güçlenme"yi karşılıyor. Jung'un progresyonu tanımı "psikolojik adaptasyon sürecinin gündelik ilerlemesi." Ancak Jung, böyle bir psikolojik adaptasyon çevresel şartların taleplerinin sürekli tatmin edilmesi demek olduğu için, bu adaptasyonun hiçbir zaman tam olarak sağlanamayacağını da belirtmeyi ihmal etmiyor.