Çocukken Tanrımızla tanıştığımızda, varlığımız varlığıyla bütünleşir, zamanla ilişkimiz elli yıllık evlilikler gibi içi boş birlikteliğimizin adetlerine dönüşür, oyunumuzun sonunda ölümün yaklaşmasıyla evliliklerini tekrar kutsayan eşler gibi, Tanrı'ya sarılır ondan medet umarız.
Yaşantımızda tadı damağımızda kalanlar,
Yaşama diktiğimiz korkuluklarımıza rağmen kucaklaştıklarımızla.
"Bir defa yaşıyorum!" deyip nadiren cesaretimizi toplayabildiğimizde,
Başkalarının, yoldan çıktı dediklerinde,
Şeytan dürtmüştür diye kınanan tesadüflerde.
Düzenimiz, tesadüflere karşı örgütlenmiş.