Geleneksel kodlarımızia da kadının arzu eden değil arzu edilen olmasını bekliyoruz; kadının, erkeğini kendi iradesiyle seçmeyip erkek tarafından seçilmeyi beklediği kültür biçimleri, tüm kıtalarda binlerce yıldır hüküm sürüyor. Kendi arzularının, tercihlerinin ne olduğunu fark edebilmesine bile ket vurulmuş
bir insan, kendi hayatını nasıl yaratabilir?
Tarihsel olarak da ailelerin, kızlarının evleneceği erkekte soy, statü, eğitim, iyi kazanç gibi özellikler araması, bu özelliklerin, erkekte kadınınkilere oranla daha üstün olmasının b eklenmesi, gelin adayında ise güzellik arayışının çok şeyin üzerinde olması, güzellikten sonra iyi huy, itaat, uysallık, çeşitli ev işlerinde beceri (nitekim çok kişinin zihninde bunlar, iç içe geçiyor) gibi özellikler aranması, kadının erkeğin gönlünü eğlendirecek bir haz nesnesi, erkeğin hayatını kolaylaştıracak tam zamanlı bir hizmetçi olarak görüldüğünün, kadının erkek gibi kendi başına bir birey kabul edilemediğinin kanıtı.
Bir kadının, yeni evlenen yeğeninin karısına, "Çay koydukça değerin artıyor!"
dediğine şahit olmuştum. Bunu duyan bir kız ya da erkek çocuk, bir kadının kendinden değeri olduğuna nasıl inansın?