Doğum günüme notlar,
Bugün bir yaş daha almanın garip hissiyle baş başayım. Ne ara bu kadar sorumluluk alacak yaşa geldim birçoğumuz gibi ben de bilmiyorum. Bu biraz ürkütücü geliyor. Zorlandığım anlarda her ne kadar çocukluğuma özlem duysam da -hoş ben geçmişe dair hep bi özlem duyarım- yaş almanın getirdiklerini ve beni dönüştürdüğü kişiyi de sevmedim değil. Tabi insandan az çok götürdüğü şeyler de oluyor. Mesela istemek konusunda daha temkinli olabiliyorsun. Bir şeylerin olmama ihtimaline daha kolay alışıyorsun. Yeni yollar ve ihtimaller düşünmeyi öğreniyorsun. Bunun gibi daha bir çok şey. Ama en kötüsü yaşanan anların çocukluktaki gibi değerli ve kalıcı olmaması. Çocukken yediğim dondurmanın tadını, giydiğim tişörtün rengini bile şu an hatırlayabilirken geçen seneye dair pek çok şeyi çoktan unuttum bile. Gerçi yetişkinlikte her anımızı aynı şekilde hatırlamak çok da iyi olmazdı sanırım. Çünkü eşyalara yüklediğimiz anlamlar bile bize çok başka şeyler hissettirebilecek güçte oluyor. Değil ki anıların hepsi aynı güçte hatırlansa zor olurdu. Misal staj yaparken öğrencilerimin yaptığı hediyeleri saklamıştım. Ne zaman görsem baştan sona o yıl ve hissettirdikleri bir süre düşündürüyor. O zaman ki benle şimdiki ben farklı geliyor. Yeni yaşıma dair en büyük isteğim ise dönüşmek istediğim kişiye bir adım daha yaklaşmak. Tabi inşallah Allah ömür verirse. Dilerim bunu başarabildiğim bir yıl olur. Ve seneye bu yazıyı okuduğumda evet bunu başarıyorum biraz da olsa diyebilirim.