Mitler ve kurgular, insanları doğumlarından itibaren belirli bir biçimde düşünmeye, bazı standartlara ve kurallara uygun olarak davranmaya ve belli şeyleri istemeye alıştırırlar. Böylelikle milyonlarca yabancının etkili biçimde işbirliği yapmasını sağlayan yapay içgüdüler yaratmış olurlar. Bu yapay iç güdüler ağına “kültür” denir.
İnsanlar anne karnından bir ocaktan çıkan erimiş bir cam gibi çıkar ve şaşırtıcı oranda şekillendirilebilirler. Bu yüzden bugün çocuklarımızı Müslüman veya Budist, Kapitalist veya Sosyalist, Barışçıl veya Savaşçı olarak eğitebiliyoruz.