"... söz konusu hatıralarında babamın bize çok yakında tüylü ayakları olan ufak tefek bir yaratığa dair uzun bir öykü anlatmaya başlayacağını belirttiği ve bizden ona herhangi bir isim vermemiz gerektiğini sorduğu... hemen akabinde de kendi sorusunun yanıtını yine kendisi vererek 'Sanırım ona Hobbit diyeceğiz' diye vurguladığı anı açık seçik anımsadığına değinir."
Sayfa 6 - Christopher Tolkien, 1987, Önsöz'den·Kitabı okudu
Şu an yazacağım kısım spoilersız olacak.İlk defa inceleme yazıyorum o yüzden çok iyi olmayacak bence.Evet başlıyorum,hazırım sanırım.Öncelikle suikastçının hançeri novella olduğu için cam şato serisinin 3. kitabından sonra okunması tavsiye ediliyor ama ben seriye bu kitapla başladım ve doğru bir karar verdiğimi düşünüyorum.Çünkü başrol kızımız Celaena'nın serinin diğer kitaplarından daha önceki yaşamış olduğu olayları anlatıyor ve seride sadece adı geçecek ama hakkında pek fazla bilgi edinemeyeceğimiz Sam,Yrene,Ansel ve Arobynn(diğer kitaplarda çok var mı bilmiyorum umarım yoktur ona daha fazla katlanabileceğimi sanmıyorum) gibi karakterlerin Celaena'yla nasıl tanıştıkları ya da birlikte yaşamış oldukları olaylar anlatılıyor.Sanırım serinin ilk kitabı Cam Şato'da kitap Celaena'nın Endovier Madenleri'nde hapse mahkum edilmesiyle başlıyor,suikastçının hançerinde ise kitap bu olayla sona eriyor yani serideki karakterler ve evren hakkında daha fazla bilgiye sahip olmak için fikrimce bu kitapla başlamak en iyisi.
Kitap 5 farklı öyküden oluşuyor.Spoiler olmadan iyi bir şekilde anlatabileceğimi sanmıyorum ama kısaca şöyle ilkinde Suikastçılar Kralı Arobynn'in Celaena ve Sam'i Korsanlar Lordu Rolfe ile yapılacak olan bir anlaşma için Kafatası Körfezi'ne yollanmalarıyla başlıyor ve daha ilk bölümlerden Celaena'ya gerçekten bayıldım.Verdiği kararlar olsun,davranışları düşünceleri olsun her yönüyle güçlü ve kolay kolay pes etmeyen bir karakter olduğu belliydi.Kitaba başlamadan önce Celaena'yı kötülerin düşmanı,iyilerin korkulu rüyası olan duygusuz ve öldürmekten keyif alan(suikastçı sonuçta yani)manyağın biri olduğunu sanıyordum meğer öyle değilmiş.Onun bile duygularına ve acılarına yenik düşeceği,güçlü olamayacağı öyle anlar yaşanıyor kii...tabii gerisini anlatamam. Celaena'yı
Şu an yazacağım kısım spoilersız olacak.İlk defa inceleme yazıyorum o yüzden çok iyi olmayacak bence.Evet başlıyorum,hazırım sanırım.Öncelikle suikastçının hançeri novella olduğu için cam şato serisinin 3. kitabından sonra okunması tavsiye ediliyor ama ben seriye bu kitapla başladım ve doğru bir karar verdiğimi düşünüyorum.Çünkü başrol kızımız Celaena'nın serinin diğer kitaplarından daha önceki yaşamış olduğu olayları anlatıyor ve seride sadece adı geçecek ama hakkında pek fazla bilgi edinemeyeceğimiz Sam,Yrene,Ansel ve Arobynn(diğer kitaplarda çok var mı bilmiyorum umarım yoktur ona daha fazla katlanabileceğimi sanmıyorum) gibi karakterlerin Celaena'yla nasıl tanıştıkları ya da birlikte yaşamış oldukları olaylar anlatılıyor.Sanırım serinin ilk kitabı Cam Şato'da kitap Celaena'nın Endovier Madenleri'nde hapse mahkum edilmesiyle başlıyor,suikastçının hançerinde ise kitap bu olayla sona eriyor yani serideki karakterler ve evren hakkında daha fazla bilgiye sahip olmak için fikrimce bu kitapla başlamak en iyisi.
Kitap 5 farklı öyküden oluşuyor.Spoiler olmadan iyi bir şekilde anlatabileceğimi sanmıyorum ama kısaca şöyle ilkinde Suikastçılar Kralı Arobynn'in Celaena ve Sam'i Korsanlar Lordu Rolfe ile yapılacak olan bir anlaşma için Kafatası Körfezi'ne yollanmalarıyla başlıyor ve daha ilk bölümlerden Celaena'ya gerçekten bayıldım.Verdiği kararlar olsun,davranışları düşünceleri olsun her yönüyle güçlü ve kolay kolay pes etmeyen bir karakter olduğu belliydi.Kitaba başlamadan önce Celaena'yı kötülerin düşmanı,iyilerin korkulu rüyası olan duygusuz ve öldürmekten keyif alan(suikastçı sonuçta yani)manyağın biri olduğunu sanıyordum meğer öyle değilmiş.Onun bile duygularına ve acılarına yenik düşeceği,güçlü olamayacağı öyle anlar yaşanıyor kii...tabii gerisini anlatamam. Celaena'yı