İlk okuduğumdan bu yana 2 yıl geçti ama bu seriyle benim aramda hiç bi şey değişmedi.
Dün geceden beri kitabı düşünmeden nefes bile almadım muhtemelen. Bu yazarın yazım stiline bayılıyorum. Duygu anlatım biçimlerine ve deliliği tarifine de bayılıyorum. Karakterleri birbirine aşık ediş şekline de bayılıyorum. Evreni aşırı detaylı olmasa da evrensel sorunları ele alış biçimini seviyorum. Ha bi de aaronu seviyorum eğer belli olmuyosa...
Öncelikle bu kitabın bana dokunmaya göre çok çok daha iyi bi başlangıç kitabı olduğunu söyleyebilirim. Özellikle ana kız karakter konusunda kesinlikle acayip bi gelişme var. Juliette beni ne kadar sinir ettiyse de 3.kitaptan sonra alışmıştım, ama rosa aşırı kolay bağ kurulabilir biri bence.
James. Aaronun asosyal sosyapat havası dışında her şeyini almış. Yani mükemmel bi gen çıkmış ortaya. Tabi altına sıçtığı zamanları falan hatırlıyo olmamız ciddiye almamızı zorlaştırıyo bi miktar ama yine de kişiliğine bayıldım.
Dediğim gibi bu sefer iki karakteri de sevdiğim için çok daha kolay okundu bana göre.
Bana dokunma karakterlerini de görüyoruz baya bu arada, hayatlarındaki gelişmelerle beraber. Bunlar spoiler sayılmaz bana göre ama yiede uyarayım.
Adam evlenmiş ve iki çocuğu olmuş, her zaman istesiği huzurlu hayatı yaşıyo. J hamile. KENJİ VE NAZEERA AYRILMIŞ Kİ EN ŞOK EDİCİSİ BU. Zavallım o kadar depresyondaydı ki kızın kendi memleketinde hot arapları bulup onu unutacağını çünkü kendinin hot arap şeyhleriyle mücadele edemeyeceğini düşünmekten harap olmuş....Ha bi de winston da onu yanlız bırakmıyım demiş o de aşk acısı çekiyo, brandon onu bırakıp dünya turuna çıkmaya karar vermiş.
(Baya baya özlemişim)
Konuya gelicek olursakk,
Bu kitapta evren biraz daha genişlemiş. Biz sadece 45.sektörü gördük ama burda 52.sektör ve ark gibi yeni yerler