Steven Erikson, maharetinin öyle bir iki kitapla sınırlı olmadığını Zincirler Hanesi ile tekrar kanıtlıyor. Serinin diğer kitapları gibi Zincirler Hanesi de başlı başına muazzam bir yığın. 3. Kitabın ikinci yarısı hala favorimdir. Bu nedenle son çıkan kitapta da beklentim yüksekti. Peki bu beklenti karşılığını buldu mu? Kesinlikle evet.
Karakterlerin her birininin mükemmeliği ve kendilerine has diyaloglarının birbirleriyle olan düellosu benim için Malazan serisinin en iyi yanı. Bu kitapta da bu başarı eksiksiz devam ediyor. Çünkü diyaloglar arasında hem güldüm hem üzüldüm hem de derin düşüncelere daldım. Bu açıdan oldukça tatmin oldum yani.
Kurgu konusunda da Steven yine bildiğini okuyor. :) Bu kadar olayı ve karakteri böylesine ustalıkla bir araya getirmek her yazarın yapabileceği bir şey değil. Olayları ve aksiyonu nerede kesip nerede devam ettireceğini çok iyi biliyor.
Gelelim genel bir yoruma; heyecan kaldığı yerden firesiz devam ediyor. Yeni karakterlerden Karsa ve onun gelişimine tanık olmak enfes bir tat verdi bana. Sonraki kitaplarda Karsa'yı sabırsızlıkla bekleyeceğim. Ve tabii Leoman'ı, Kesici'yi, Neferrias Bredd'i, Onrack'ı ve yoldaşı Sengar dahil diğer tüm karakterleri de yabana atmamak gerek.
Bir sonraki kitapta görüşmek üzere.