Hatırlamak gördüğünü bilmektir. Bilmek, gördüğünü hatırlamaktır. Görmek, hatırlamadan bilmektir. Demek ki nakşetmek karanlığı hatırlamaktır. Büyük üstatların resim aşkı, renklerin ve görmenin karanlıktan yapıldığını bilip, Allah’ın karanlığına renklerle dönmeyi ister. Hafızası olmayan ne Allah’ı hatırlar, ne de onun karanlığını.
Güneyden gelirsin, aşk gibi sıcak; kuzeyden gelirsin, ölüm gibi soğuk; doğudan gelirsin, ruhların okşaması gibi hafif; batıdan gelirsin, nefret gibi şiddetli. Yazgı gibi başına buyruk musun? Yoksa bize sırlarını ilettiğin o dört yönün habercisi mi?