nicedir eksildi içimizden çekip gitme duygusu
eski neşesine bir türlü kavuşamayan kalbim
saçıp savurdu buraya gelene kadar
içindeki şarkıları
şimdi gündelik hayatın sade gürültüsü, kuru düzeni kuşatırken
sessizliğimi
ardına saklandığım kelimeler
kadar bir hayat
ölmeden önce okunacak, yazılacak birkaç kitap
Bundan böyle
ıslığımızı bırakıyoruz
boğazlı kazaklarımızı
okuduğumuz kitapları
başka gizlere, başka kalplere
başka zamanlar onarsın diye
zamanın bizden kemirdiklerini
tanıdık dünyanın derinliklerine
benzeyen gözlerimizde
tek yaş kaldı: yaşlılık
bundan böyle
sırlanmış bir aynanın ahşap kıyısında
saklanmış cinnetiyle soluk fotoğraf
çıkagelir bir gün kendi yüzümüze
baktığımız an
anlarız ellerine konan kuşlan
anlarız bütün yaşlarını yaşadığımız zaman
kimse ölmemeliydi konuşmadan
Hayat bizden ayrı bir şey değil dostum. O da birtakım yenilikler yeni kılıklara sokulabilir. Bunun için bir sürü sabit fikirlere saplanıp paslanmamak yeter.