“…Bayrağı görünce Boka’nın gözleri parıldadı. Bayrak kırış kırıştı,sağı solu zedelenmiş,yırtılmıştı,ama olsun varsın. Uğruna savaşların olduğu belliydi. Tam da bu yüzden güzeldi ve değerliydi bu bayrak. Savaş meydanında zedelenen gerçek bir bayrak gibi buruşmuş ve yıpranmıştı.”
“Selanik susmuş, bu anı bekliyordu. Sanki Padişah’ın bindiği vapur son düdüğüyle şehri selamlayarak körfezden ayrıldığında camilerin,minarelerin, hamamların,müezzinlerin,tekkelerin,beş yüzyıllık saltanatı da tarihe karışacaktı.”