“Artık gözyaşlarını tutmasının bir anlamı yoktu. Acele acele dışarı yürüdü. Sonra kapıya doğru koşmaya başladı. Kaçıyordu, buradan, kendilerine ihanet eden bu toprak parçasından kaçıyordu. Pal Sokağı Çocukları’nın üstüne titredikleri, o kadar acıyla korudukları, kahramanca savundukları bu toprak parçası şimdi içinde evler olan kışla gibi bir binayla dolacaktı. Hem de sonsuza kadar…. Kapıya ulaşınca dönüp bir kez daha geriye baktı. Bir daha dönmemek üzere vatanını terk eder gibiydi.”