"Kendi inşa ettiğimiz hapishanelerde yaşıyoruz; adına ev, aile, akrabalar, töreler diyerek.. Sonra bu duvarların arasında boğulup, çıldırıyor, ama yıkılmasın diye de uğruna hayatımızı siper ediyoruz."
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
"Insan bir konukevi gibidir
Her sabah yeni biri gelir
Gelen bazen bir sevinç,bir üzüntü beklenmedik
Ne kadar kalabalık olsa da kederler
Her konuğa saygıyla davran
Minnet duy kim gelirse gelsin
Çünkü her biri, gönderilmiş bir rehber sana ta öteden."
-Mevlana-
Sonra dudaklarından Leo Buscagliga'nın sözleri döküldü:
"Riskler alınmalıdır, çünkü hayatımızın en büyük riski hiç risk almamaktır. Hiç risk almayan kişi, belki acı ve üzüntülerden korunabilir ama büyüyemez, sevemez, değişemez, hissedemez, öğrenemez. Garanti arayışlarıyla zincirlenmiş bir köle olarak yaşarken, bedelini özgürlüğünü kaybederek öder. Sadece riski göze alabilen kişi hürdür."
"Her şey insanoğlunun elindedir, ama korkaklığı yüzünden her fırsatı elinden kaçırıyor. Bu artık bilinen bir gerçek. İnsanlar en çok neden korkuyor acaba? Doğrusu ilginç bir soru. İnsanlar en çok atacakları yeni adımdan, söyleyecekleri yeni sözden, kısacası alışkanlıklarını terk etmekten korkarlar sanırım. Evet, onları en çok korkutan budur."