Nevruz

Bir Bilincin Ruhla Savaşı
Puan vermedi·174 syf.··
2026 3. kitabı
·
18 günde okudu
·
Okunma: 20 Şubat 2026 00:00
Okurken beni zorlayan kitaplar arasında yerini aldı Yeraltından Notlar. Çünkü bu kitap bir olayı değil, olayın insan ruhunda açtığı yarayı anlatıyor. Bir hikâyeyi takip etmiyoruz; bir zihnin içinde dolaşıyoruz. Ve o zihin huzursuz. Ruh hâllerini adeta anatomik bir hassasiyetle çözümleyen bir üslupla kaleme alınmış. Kitap iki bölümden oluşuyor. Birinci bölümde adsız anlatıcıyla tanışıyoruz: kırk yaşında, emekli bir memur. Petersburg’da tek başına yaşayan, kendini “hasta, kötü, çirkin” diye tanımlayan bir adam. Toplumu, akılcılığı ve insanın her zaman rasyonel davrandığı fikrini sert bir dille sorguluyor. Ona göre insan, çıkarına olanı değil; bazen özgürlüğünü kanıtlamak için zararına olanı seçer. İkinci bölümde ise geçmişte yaşadığı olaylar üzerinden bu kırılgan gururun nasıl şekillendiğini görüyoruz: Okul arkadaşları tarafından küçümsenmesi, bir subayla yaşadığı omuz çarpma takıntısı, bir genelevde tanıştığı Liza’ya yaptığı uzun tirat… Ve Liza gerçekten ona geldiğinde, eline geçen o nadir bağ kurma fırsatını yine kendi elleriyle yok edişi. Kitabın merkezinde gurur var. Ama bu güçlü bir gurur değil; kırılmış bir gurur. Sevilmekten korkan, aşağılanmamak için yalnız kalmayı seçen bir bilinç. Yeraltı adamı için sevgi kabul etmek, savunmasız kalmak demek. Kitapta rasyonaliteye karşı bir savaş hâli var. 2x2=4 bir kesinliktir. Ama yeraltı adamı “insan bazen 2x2=5 olsun ister” der. Çünkü 2x2=4 bir duvar gibidir. Kesinlik özgürlüğün sınırıdır. Bu yaklaşım modern varoluşçuluğun erken bir yankısı değil de nedir? Yeraltı adamı acıdan beslenir. Çünkü acı kimliği olmuştur. İyileşmek, o kimliği kaybetmek anlamına gelecektir. Bu kitabı okumak, kırılmış kalbini korumak için acıyı zırh yapan bir insanın ruhuyla dans etmek gibiydi. Hepimizin yaşadığı ama çoğu zaman dile
Yeraltından NotlarFyodor Dostoyevski · Koridor Yayınları · 2021159,7bin okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.

Nevruz

, bir kitap okudu
Puan vermedi·174 syf.··
18 günde okudu
·
Okunma: 20 Şubat 2026 00:00
·
2026 3. kitabı
Fyodor Dostoyevski
7.9/10 · 159,7bin okunma
Puan vermedi·84 syf.··
2026 2. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 26 Ocak 2026 00:00
İnsan ne zaman kırılır? Kandırıldığını fark ettiği anda mı, yoksa kendi körlüğüne başkasının tanık olduğunu öğrendiği anda mı? Hayatı boyunca insani giderlerinden dahi kısarak sahip olduğu koleksiyonu farkında olmadan parça parça kaybeden bir adamın hikayesinini okuyoruz. Hayatından her şey gitmiş: para, düzen, gözleri… Savaş geçmişini silmiş. Ona göre elinde kalan tek şey, bir zamanlar sahip olduğu koleksiyon. Bu koleksiyon ailesine bırakacağı en değerli miras. Kızı, sahip oldukları bu tek mirası satarak ailesini sadece hayatta tutmaya çalışıyor. Ve babasının üzülmemesi için satılan parçaların yerini boş kağıtlarla dolduruyor… Kızı burada çok can yakıcı bir yerde duruyor. Babasına yalan söylüyor ama bu kötü bir yalan değil. “Gerçeği bilsen daha iyi olur” tarzı bir dürüstlük değil bu. Daha çok şu: “Bunu bilme, çünkü bilirsen yaşayamazsın.” Bazen insanlar mutlu olmak için değil, dağılmamak için yalanlara tutunur. Ve bazen o yalanlar çok insani olur. Gözlerinin görmemesi bir lütuf mu yoksa görebilseydi bu durumda olmaz mıydı bunu düşünmeden kendinizi alamıyorsunuz. Zweig’in güzel yaptığı şey ise: Kimseyi yargılamıyor. Ne babayı “kaçıyor” diye suçluyor, ne kızı “kandırıyor” diye. Sadece şunu gösteriyor: Hayat bazı insanlara o kadar ağır geliyor ki, gerçek bile lüks oluyor. Kısa ama etkisi büyük bir hikâye. Bitince insanın içinde sessiz bir boşluk kalıyor. Dram yok, bağırış yok ama içten içe çökerten cinsten. Bence bu hikâye, ‘insan her şeye dayanır ama her gerçeğe dayanamaz’ diyor.
Görünmeyen KoleksiyonStefan Zweig · Koridor Yayıncılık · 20202,853 okunma

Nevruz

, bir kitap okudu
Puan vermedi·84 syf.··
25 saatte okudu
·
Okunma: 26 Ocak 2026 00:00
·
2026 2. kitabı
Stefan Zweig
7.7/10 · 2.853 okunma