"[...] zira sırtına kaderin yüklediği bir yükü taşımaktan yakınmayan kimse mi var; kimileri yaşam bitmeden bunu atar kurtulur, kimileriyse sonuna kadar taşır. Ya ben, taşıyacak mıyım bunu?"
"Halbuki ruhumda öyle çok şey var ki, ne çok öz güç ne çok öfke ve aşk okyanusları var; şu zayıf mı zayıf, dermansız,bıkkın,bitkin yüreğimde, birbiriyle çatışan, kırılıp ufalanan!"
"Sevdiğim bir başka şeyse, bu en hoş ve tatlı anılarımdan biridir aslında, denizi, birbiri üzerine çıkıp köpüren dalgacıkları, köpükler içinde kırılan dalga sırtlarını seyretmekti, kumlara uzanıp yatmak, sonra da daha gerideki çakılların ve deniz kabuklarının üzerine çekilip avazım çıktığı kadar bağırmak."